42

*) TÜİK’e göre İşsizlik 32 aydır tek hanede,
*) TCMB Başkanı Fatih Karahan: Enflasyon 63 ay sonra iki ay üst üste yüzde 1’in altında,
*) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, canlı yayında: Şubat ayı boyunca enerji tarifelerinde bir fiyat artışı planlamadıklarını duyurdu.
Oh be ne âlâ memlekette yaşıyoruz. Keyfimize diyecek yok! İşsizlik 32 aydır tek hanede! Enternasyonal 63 ay sonra iki ay üst üste yüzde 1’in altında soğuk hava şartlarına rağmen Şubat ayında Doğalgaza, Elektriğe zam yok. Akaryakıta ise sadece “fiyat ayarlaması/güncellemesi” var.
En düşük emekli aylığı 20 bin liraya çıkınca ne güzel oldu!
Bu rakam, göreve geldiğimizde sadece 66 liraydı, yalnızca 40 dolara tekabül ediyordu. En düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış oluyor” denildiğinde ne çok sevinmiştik.
Gelin görün ki böylesine güzel haberler ile yaşarken çatlak seslerde çıkıyor. Hem de nereden
gururla sevdiğimiz, çalışkan özverili, fedekar milletin vekilleri arasından, AKP Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan, Meclis Lokantasına gelen zamlardan, “500 bin Lira”cık gibi, yetmeyen maaşından şikayetçi olmuş! Neyse ki, Demokrasilerde böyle şikayetler gayet normal. Şükretse, hamdolsun deseydi? Her şey yolunda giderdi.
RESMİ RAKAMLARIN GİZLEYEMEDİĞİ
Asıl olan her dakika iliklerimize kadar hissettiğimiz gerçeklik ne?
GERÇEK:
*) Her üç kişiden biri işsiz.
*) Açlık Sınırı 32 Bin 86 lira.
*) Yoksulluk sınırı 98 Bin 974 Lira
*) Vekillere maaşları yeterli gelmiyor!
“İstihdam piyasasındaki durgunluk, hali hazırda bir işi olanların omzuna ekstra yük olarak biniyor. İşverenler, belirsizlik ortamında yeni personel alımına gitmek yerine, mevcut çalışanlarını daha fazla çalıştırma yolunu seçiyor.”
“Ekonomistlerin ve piyasa analistlerinin asıl odaklandığı nokta ise “manşet işsizlik”ten ziyade, halkın gerçekte hissettiği işsizliği yansıtan “atıl işgücü” oranı oldu. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan bu geniş tanımlı oran, Aralık ayında yüzde 28,6 olarak gerçekleşti. Bu veri, Türkiye’de çalışma çağındaki ve çalışmaya hazır olan neredeyse her üç kişiden birinin, işgücü piyasasında verimli bir karşılık bulamadığını “kanıt” olarak sunuyor.” (Basından)
İşsizlik kağıt üzerindeki düşüşe rağmen yakıcılığını koruyor. İnsanlar iş bulamadıkları için iş aramaktan vazgeçiyor veya piyasa dışına itiliyor. İşsizlik azalmadığı gibi, çalışanlara işsizlik var diyerek baskı kurarak, az işçiyle, çok iş yaptırarak, kârlarına, kâr katmaktalar.
Birleşik Kamu İş ‘in Ocak 2026 raporuna göre;
*) AÇLIK SINIRI OCAKTA, ÖNCEKİ AYA GÖRE 1.431 LİRA ARTARAK 32 BİN 86 LİRAYA ÇIKTI.
*) DÖRT KİŞİLİK AİLENİN YOKSULUK SINIRI İSE YILIN İLK AYINDA 4 BİN LİRADAN FAZLA ARTARAK 99 BİN LİRA SINIRINA DAYANDI.
*) AÇLIK SINIRI 28 BİN 75 LİRA OLAN 1 OCAK’TAN İTİBAREN UYGULANMAYA BAŞLANAN YENİ ASGARİ ÜCRETİN 4 BİN ÜZERİNE ÇIKTI.
*) BAŞTA BU AYIN SONUNDA CEBE GİRECEK OLAN ASGARİ ÜCRET OLMAK ÜZERE DİĞER MAAŞ, ÜCRET VE AYLIKLAR DAHA YILIN İLK AYINDA SATINALMA GÜCÜNÜN ÖNEMLİ BİR KISMINI KAYBETTİ.
*) EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI DA 20 BİN LİRAYA ÇIKARILDIĞI AYDA BİLE AÇLIK SINIRININ 12 BİN LİRA ALTINDA kaldı. (https://www.birlesikkamuis.org.tr/haber/enflasyon-araştırması-yöntem)
ARTIK, YÜZDE YETMİŞİZ EŞİT!
Neden yoksuluz? Örgütsüzlüğümüzden.
Bizleri soyup soğana çevirenler, bir avuç olmalarına karşın, koskoca dünya olmaları, domuzuna kadar teşkilatlı, herkesin gözü önünde olan talanları, yalanlarını din kisvesi altında sunarak, kandırmalarıyla oluyor.
Hepimiz mutfaktaki enflasyon yangınını, işsiz, dar gelirli, sabit ücretli olanlar biliyoruz. Rakamları az göstermek, rakamlar üzerinde oynamak, halkımızın temel ihtiyaçlarından, boğazından, giyim, kuşamından, eğitiminden hırsızlık yapmaktır.
Enflasyon yani hayat pahalılığını, işsizliği yaratan parababaları düzenidir.En kötüsü işsizliğin, mutfaklarımızdaki enflasyon yangınının sorumluları Parababalarının kâr hırsı güttüğü, insani hiçbir değer taşımayan sermaye düzenidir. Yaşadığımız tüm bu sorunlardan ancak ve ancak bu sermaye düzeninin son bulmasıyla kurtulabiliriz.
İşte bu İşsizlik ve Pahalılık Cehenneminden kurtulmanın ve insanca yaşamanın tek yolu bu sömürü ve soygun düzenine karşı örgütlü mücadele etmektir. Bu düzen son bulmadıkça doğada yaşayan tüm canlılar her geçen gün artarak zarar görecektir. Bu sorunlar yok edilmedikçe mutlu olamayız.
Derneğimiz bunun için mücadele ediyor. Unutmayalım ki; “Örgütsüz Halk Köle Halktır. Örgütlü Halk Yenilmez!”
ÖRGÜTSÜZ HALK KÖLE HALKTIR ! ÖRGÜTLÜ HALK YENİLMEZ! Bizim şiarımızdır.
Köle olarak kalmak istemiyorsak örgütlenmemiz gerekiyor. Yaşamın her alanında örgütlü mücadele yürütmeliyiz.
ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN!
TAKSİTLE YAŞAYIP BORÇLA ÖLMEK İSTEMİYORUZ!
ASGARİ ÜCRET ÇALIŞANLARIN “ORTAK ÜCRETİ” DEĞİLDİR!
ASGARİ ÜCRET SEFALET ÜCRETİ OLMASIN!
EMEKLİ YÜK DEĞİLDİR!
ASGARİ ÜCRETLİ, EMEKLİ SEFALET ÜCRETİ DEĞİL İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR!
İŞSİZLİK VE PAHALILIKLA SAVAŞ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ