13

Gıda fiyatları ağustosta yıllık yüzde 56,7 arttı:
Kamu çalışanlarının alım gücü yüzde 39 eridi.
KAMUAR raporuna göre halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinin yaygın zincir marketlerdeki gıda fiyatlarındaki artış:
*) Ağustos ayında yıllık gıda enflasyonu yüzde 56.
*) 2021 yılından bugüne gıda fiyatlarında yaşanan artış 21 kat.
Eylül 2021’de 1000 liraya satın alınan gıda sepeti için Ağustos 2026’da 21 bin 810 lira ödenmesi gerektiği belirtildi.
*) Ağustosta ekmek, pirinç, un ve bulgur grubunda fiyatlar önceki aya göre değişmedi. Et ve balık fiyatları yüzde 4,4, margarin ve sıvı yağ fiyatları yüzde 3,3 arttı. Süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatları yüzde 1,5, meyve fiyatları yüzde 4,7, sebze fiyatları ise yüzde 4,2 geriledi.
YA MAAŞ ARTIŞLARI
*) Maaş Artışları aynı 5 yıllık dönemde kamu çalışanlarının maaş ve ücretlerindeki artış ise %1.292’de kaldı. Ortalama kamu çalışanı ücreti 1.000 TL’den 13.920 TL seviyesine çıksa da Alım Gücü Kaybı sadece Gıda enflasyonu karşısında kamu çalışanlarının alım gücü reel olarak %39 oranında eridi. Çalışanlar 2021 yılında maaşlarıyla alabildikleri sepetin bugün ancak %61’ini alabiliyor.
*) Araştırmaya göre gıda fiyatlarındaki aralıksız artış serisi Ağustos 2026 itibarıyla 75 ay üst üste devam etti.
TÜİK’e göre son 25 aydır enflasyon 38 aydır işsizlik hep azalmaya devam ediyor.
AÇLIK RİSKİ BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR
Yüksek enflasyon sürecinin gıda fiyatları aracılığıyla ücretliler, dar gelirliler ve yoksullara çıkardığı faturanın açlık riskini büyüttüğü vurgulanan açıklamada, şöyle denildi:
“Gıda fiyatları, Türkiye’nin, içinde bulunduğu bu enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den başlayarak Ağustos 2026’ya kadar yüzde 2 bin 181 oranında arttı. Eylül 2021’de 1000 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl ağustos ayında 22 bin 810 lira ödemek gerekti. Gıda fiyatlarının yüzde 2.181 oranında arttığı Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının maaş ve ücretlerinde yaşanan artış ise yüzde bin 292’de kaldı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 1000 lira olan ortalama kamu çalışanı ücreti son zamla birlikte Temmuz 2026 itibarıyla 13 bin 920 liraya çıktı.” (KAMU-AR)
Ücretler yükselmiş gibi görünse de, kazın ayağı hiç öyle değil.
ALIM GÜCÜ REEL OLARAK YÜZDE 39 ERİDİ
Gıda fiyatları artmayı sürdürürken maaş ve ücretlerin yıl sonuna kadar değişmeyeceğine dikkat çekilen açıklamada, “Gelirlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen ücretlilerin alım gücü gıda fiyatlarına karşı karşısında reel olarak yüzde 39 oranında eridi. Buna göre bir kamu çalışanının 2021 yılında maaşıyla aldığı gıda sepetinin şimdi en fazla yüzde 61’ini alabiliyor” denildi. Açıklamada, tarım sektörünün sorunları ve girdi fiyatlarındaki artış nedeniyle açlık ve yoksulluk riskinin önümüzdeki aylarda da büyüyeceği kaydedildi. (KAMU-AR)
Ay sonu hesabı değil, günlük hesabı yapıyoruz.
En kötüsü de işsizlerimizin durumu. Çalışanların derdi bu kadarla sınırlı kalmıyor ise, İşsizlikten bunalmış olanların yoksulluğunu, geçim, yaşam derdi, müzminleşmiş, tedavi edilmesi gereken hastalık haline gelmiştir.
Bir zamanlar temel ihtiyaç olarak görülen birçok harcamanın bugün lüks haline gelmiştir. Yılın ilk altı ayında yaşanan fiyat artışları, emekli maaşlarını, asgari ücreti ve memur gelirlerini önemli ölçüde eritti. Yılbaşında yapılan zamlar, daha üzerinden bir ay geçmeden buharlaştı. Maaşlar aynı hızla artmazken, hayat pahalılığı hız kesmeden katlanarak devam ediyor. Emekli de çalışan da ay sonunu getirme hesabı yapıyor. Maaşlar daha cebe girmeden eriyor. İnsanlar artık ne kadar kazandıklarını değil, kazandıklarıyla ne kadar yaşayabildiklerini hesaplıyor. Büyükşehirlerde kamu emekçileri, sadece barınma ihtiyacını karşılamak için neredeyse maaşının yüzde 75-80’ini kiraya ödemek zorunda kalıyor.
Bugün yaşanan en büyük sorun, rakamların ne olduğundan çok, vatandaşın günlük hayatında, pazarda hissettiği hayat pahalılığıdır. Enflasyon düştüğünde sadece istatistikler değil, vatandaşın sofrası, cebi ve yaşam kalitesi de rahatlayacaktır. Bunun yolu ise fiyat artışlarının sonuçlarıyla değil, enflasyonu yükselten sebepleri ortadan kaldırmaktan geçiyor.
Yüksek enflasyon, artan işsizlik ve hayat pahalılığı sadece ekonomik göstergeler değildir; milyonlarca insanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen sosyal sorunlardır. Bu nedenle kalıcı çözüm; emeklilerin, çalışanların ve işsizlerin insanca yaşayabilecekleri gelir düzeyine kavuşmasını sağlayacak, üretimi artıracak, istihdamı güçlendirecek ve gelir dağılımında adaleti sağlayacak politikaların hayata geçirilmesi en kaçınılmaz çözüm yoludur.
Rakamları düşük göstererek enflasyonu, işsizliği düşürmek, dünyanın hiçbir ülkesinde mümkün olmamıştır. Asgari ücret, kamu çalışanlarının, emeklilerin maaşını, şu anda yüzde beş yüz artsa bile bu uygulanan talan ekonomisi devam ettiği sürece, paramız pul olmaya devam edecek; hep birlikte sefalet içinde olmaya devam edeceğiz.
Milyonlarca insan için artık günü kurtaran çözümler değil, geleceğe güvenle bakabilecekleri, sağlıklı yaşam hakları olmalıdır.
ÖRGÜTSÜZ HALK KÖLE HALKTIR! ÖRGÜTLÜ HALK YENİLMEZ! Bizim şiarımızdır.
Köle olarak kalmak istemiyorsak örgütlenmemiz gerekiyor. Yaşamın her alanında örgütlü mücadele yürütmeliyiz.
ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN!
TAKSİTLE YAŞAYIP BORÇLA ÖLMEK İSTEMİYORUZ!
ASGARİ ÜCRETLİ, EMEKLİ, KAMU EMEKÇİLERİ SEFALET ÜCRETİ DEĞİL İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR!
İŞSİZLİK VE PAHALILIKLA SAVAŞ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ