11

En kötü durumda olan işsizler.
12 milyonu geçen işsizler var. Ev gençleri de TÜİK’e göre aylık geliri 79 bin 509 lira!
*) Emekli =488$.
*) Asgari ücret =582 $.
TÜİK’e göre kişi başına düşen yıllık milli gelir: 19 bin 762 $.
Aylık karşılığı ise 1647$.
“Türkiye istatistik Kurumu, bu yılın haziran sonu itibarıyla yıllık milli geliri 1 trilyon 706 milyar dolar olarak hesapladı. Bu rakam TL olarak ayda 79 bin 509 liraya karşılık geliyor.
Türkiye’de yaklaşık 17 milyon emeklinin 6 milyona yakını en düşük emekli aylığını alıyor. En düşük emekli aylığı 488 dolar seviyesinde ve kişi başına aylık milli gelirin üçte birinin bile altında. Kalan 11 milyon emeklinin iyimser bir tahminle en fazla 1 milyonunun 79 bin 509 liranın üzerinde aylık aldığı belirtiliyor. Buna göre 17 milyon emekliden en az 16 milyonu milli gelirin altında kalan paralarla geçinmeye çalışıyor.
Yaklaşık 30,3 milyon çalışanın 7 milyona yakını asgari ücretli. Asgari ücretin aylık karşılığı yaklaşık 582 dolar.” (Basından)
BU PARAYI KİM KAZANIYOR?
*) Çalışan 32,3 milyon kişiden yaklaşık 7 milyonu Asgari ücretle, yani 582 dolar alıyor.
Asgari ücretin bir tık üstünde, yüzde 5-10 fazlasını alanlarla birlikte 12 milyonu buluyor. Asgari ücret dışında çalışanların da neredeyse tamamına yakını, tecrübeli İmam maaşı kadar, 79 bin 509 lira ve altında maaş alıyor.
*) 1371 dolar alan en düşük memurda, 1537 dolar gelire sahip öğretmende, Milli gelire yetişemiyor.
*) 24 yaş ve altındaki yaklaşık 3,4 milyon denilse de daha fazla Ev gencinin 1 dolar bile aylık geliri yok.
O zaman bu parayı kim kazanıyor?
Demek ki kazanan var. En güçlü ekonomi bizde, tüm dünya bizdeki ekonomik gelişmeyi görünce kıskanıyor! Dediklerine göre 85 milyonun niye bundan haberi yok?
Vergi sıralamasında adları hiç geçmez, şirketleri hep zararda da olsa, milyon dolarlık saat, araba koleksiyonu yapanlar mı? Hep kazanıyor.
Ülkenin dağını, taşını, ormanını, yeşil alanını, doğayı katleden, Vergiye gelince de görünmez, Bedavadan biraz pahalıya Maden sahasına sahip olan, söz konusu İşçilerin “alınteri” olunca her türlü hileyi, zoru yaptıran, “verecek param olsaydı verirdim” diyen, Fukara Maden sahipleri mi? Geliri zaten olsaydı, işçilerin hakkını vermez miydi?
Diploma sahibi, liyakatla görevinin başında
TÜİK’in Milli gelirinden dahi fazla maaş alan ağaç fidanını saksı ile dikmeyi becerenler mi? Listeye göre hepimizi zengin ediyor.
TÜİK BİZİ NASIL ZENGİN EDİYOR?
Eski bir Maarif Vekaleti Nazırı şöyle demişti:
“Mektepler olmasa, Maarif Vekaletini ne güzel idare ederim.”
TÜİK, Anderson’dan Masallar okuyup, halkına da Masal anlatacak bir resmi kurum elbette ki değildir. İşsizlik 39 aydır tek haneli rakamda, enflasyon 9 aydır yine tek haneli rakamda da olsa, kişi başına düşen milli gelir hesabında ki rakamları şöyle buluyor.
Bir yıl içerisinde yaratılan ekonomik değerin nüfusa bölünmesiyle buluyor, kural bu.
İşsizler, Ev Genci de, üç otuz paraya çalıştırılan İşçi de, Açlık sınırının hep altındaki emekli de, siftah yapmadan dükkanını kapatan esnafta, Kredi borcunu ödeyemeyen, tarlasına haciz gelen, ürününden hep zararda olan Köylü de kâğıt üzerinde zengin oluyor.
Sonuçta Malikane de, Yalı da yaşayan, katları, Apartmanlar, yatları, jetleri olanlarla birlikte “Sınıfsız, İmtiyazsız kaynaşmış” zenginliğin tadını yaşayanlardan oluyoruz.
BAŞARI KRİTERİ Mİ, EKONOMİK ENKAZ MI?
Siyasi iktidar ise bu tabloyu bir refah devleti başarısı gibi ifade etmeye devam edecektir.
Oysa ki gerçeği görmek için “Küresel Servet ve Gelir Dağılımı Raporu”na bakalım.
BİR AVUÇ İNSANA 30 TRİLYON! 85 MİLYONA TAVŞANIN SUYUNUN SUYU…..
*) Türkiye’de toplam 74 trilyon lira düzeyindeki servetin yüzde 41’ine denk gelen 30 trilyon lira 86 milyonluk nüfusun yalnızca yüzde 1’inin elinde bulunuyor.
*) Uluslararası finans kuruluşlarının hazırladığı küresel servet ve gelir dağılımı raporu, Türkiye’deki gelir ve servet dağılımındaki dengesizliği ortaya koydu.
*)Nüfusun yüzde 1’ini oluşturan yaklaşık 860 bin kisi 30 trilyon liralık serveti elinde bulundururken, geriye kalan 85 milyon kişi servetin neredeyse yarısını paylaşıyor.
*)Türkiye’de milyonlarca insan temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken servet küçük bir kesimde yoğunlaşıyor.
(Basından/Küresel Servet ve Gelir Dağılımı Raporundan )
Yüksek enflasyon, artan işsizlik ve hayat pahalılığı ,gelir dağılımı sadece ekonomik göstergeler değildir; milyonlarca insanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen sosyal sorunlardır. Bu nedenle kalıcı çözüm; emeklilerin, çalışanların ve işsizlerin insanca yaşayabilecekleri gelir düzeyine kavuşmasını sağlayacak, üretimi artıracak, istihdamı güçlendirecek ve gelir dağılımında adaleti sağlayacak politikaların hayata geçirilmesi en kaçınılmaz çözüm yoludur.
Rakamları düşük göstererek enflasyonu, işsizliği düşürmek, gelir dağılımında eşitliği sağlamak, dünyanın hiçbir ülkesinde mümkün olmamıştır. Asgari ücret, kamu çalışanlarının, emeklilerin maaşını, şu anda yüzde beş yüz artsa bile bu uygulanan talan ekonomisi devam ettiği sürece, paramız pul olmaya devam edecek; hep birlikte sefalet içinde olmaya devam edeceğiz.
Milyonlarca insan için artık günü kurtaran çözümler değil, geleceğe güvenle bakabilecekleri, sağlıklı yaşam hakları olmalıdır.
ZAM ZAM ZAM! UCUZLUK NE ZAMAN?
TAKSİTLE YAŞAYIP BORÇLA ÖLMEK İSTEMİYORUZ!
ASGARİ ÜCRETLİ, EMEKLİ, KAMU EMEKÇİLERİ SEFALET ÜCRETİ DEĞİL İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR!
İŞSİZLİĞE PAHALILIĞA ZAMMA ZULME SON !
İŞSİZLİK VE PAHALILIKLA SAVAŞ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ