Home BASIN AÇIKLAMALARI AÇLIK SINIRI 36 Bin 324 TL. YOKSULLUK SINIRI 119 BİN LİRAYI AŞTI! DOYMAK BESLENMEK DEĞİLDİR!

AÇLIK SINIRI 36 Bin 324 TL. YOKSULLUK SINIRI 119 BİN LİRAYI AŞTI! DOYMAK BESLENMEK DEĞİLDİR!

by @ipsd
0 comment
İki emekli maaşı açlık sınırına yetişiyor. Dört asgari ücret ise yoksulluk sınırı etmiyor!
Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi tarafından yayınlanan Açlık ve Yoksulluk Temmuz 2026 Dönem Raporu’na göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmek için yapması gereken harcama minimum 36 bin 324 lira, temel ihtiyaçların da dahil edildiği yoksulluk sınırı ise 119 BİN 330 lira olarak saptandı.
Asgari ücretin 28 bin 75 lira, hazine destekli en düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira olduğu ülkemizde, halkımızın neredeyse yüzde yetmişi açlık sınırının altında bıraktırılan maaş geliriyle yaşamaya çalışıyor. Ailelerin ay sonunu getirme mücadelesi her geçen gün zorlaşırken, temel gıda maddelerine gelen zamlar mutfaktaki yangını körüklüyor.
Ortalama emekli aylığı ile en düşük emekli aylığı arasındaki makas hızla kapanıyor. Çünkü ortalama emekli aylıkları da, yapılan uygulamayla en düşük emekli maaşına yaklaşıyor. En düşük emekli aylığı uygulamasının başladığı 2019’da ortalama emekli aylığı, en düşük emekli aylığından %92 daha yüksekti. Temmuz 2026’da bu fark yalnızca %15’e düştü. Sonuçta emekliler, asgari ücretliler daha iyi koşullarda değil, sefalette eşitlendi.
Nasıl yapıyorlar bunu?
Enflasyon %17,76, zam %13,52!
TÜİK’in resmi enflasyon rakamları ne kadar gerçekçi? O halde bile aradaki 4,24 puanlık makas bir hata değildir. İktidarın yoksullaştırma politikasıdır.
Temmuz 2026’da kamu emekçisi maaşlarına ve emeklilerinin aylıklarına yapılan artış %13,52 olarak açıklandı. Oysaki aynı dönemde, 2026’nın ilk altı ayında TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon %17,76 idi. Memurun ocakta aldığı %11 zam, temmuzda enflasyon farkından düşüldü. Bu sadece emeklilere, kamu emekçilerine de uygulanmadı. Evde bakım yardımına , 65 yaş maaşından, engelli maaşına, kıdem tazminatı tavanına kadar milyonları etkiliyor.
TAKSİTLE YAŞA, BORÇLA ÖL!
Semt pazarlarında kredi kartına 5 taksit ile alışveriş eden halkımız, Kredi kartını iki ekmek alırken dahi kullanan olduysa! Ülkemizin gerçeği “Taksitle yaşa borçla Öl!”. Her evin olmazsa olmazı salça, tarhana yapabilecek hane kaldı mı? Halkımız çuvalla soğan, patates, tenekeyle sıvıyağ koyabilecek maaş mı alabiliyor? TÜİK’e göre ucuzluk, bolluk had safhada. Gerçekten öyle mi?
Açlık sınırının altında bıraktırılan maaş geliriyle, bir pişirimlik patlıcan, biber gibi yemeklik sebze, dilimle karpuz, en çok yarım kilo meyve, 10 yumurta, bir tane sarımsak, yarım kilo soğan ile pazar torbası ağzına kadar doluyor. Askıda ekmekle de karın doyuyor. Marketlerde kullanım tarihi geçmiş ya da yakınlaşmış ürünler ile ne kadar sağlıklı olabilirse beslenmeye çalışıyor.
SOSYAL YARDIMLAR DERDE DEVA MI?
Aile ve sosyal hizmetler bakanlığı verilerine göre yardıma muhtaç sayısı 17 milyon kişinin üzerine çıkmış durumda. Yine basından öğrendiğimize göre çocuk yoksulluğunda Türkiye, Avrupa Birliğinin ortalamasının neredeyse iki katına ulaştı.
Yoksulluk ne sosyal yardım ile bitirilebilir. Ne de yetebilir. Ucuzluk bilinçli üretim ile, hem işsizliğin kökünü kazımakla, hem de halkın gelir seviyesini yükseltmesi ile olur.
Hep diyoruz:
ARTIK, YÜZDE YETMİŞİMİZ YOKSULLUKTA EŞİTİZ!
Neden yoksuluz? Örgütsüzlüğümüzden.
Bizleri soyup soğana çevirenler, bir avuç olmalarına karşın, koskoca dünya olmaları, domuzuna kadar teşkilatlı, herkesin gözü önünde olan talanları, yalanlarını din kisvesi altında sunarak, kandırmalarıyla oluyor.
Enflasyon yani hayat pahalılığını, işsizliği yaratan parababaları düzenidir.En kötüsü işsizliğin , Mutfaklarımızdaki enflasyon yangınının sorumluları parababalarının kâr hırsı güttüğü, insani hiçbir değer taşımayan sermaye düzenidir. Yaşadığımız tüm bu sorunlardan ancak ve ancak bu sermaye düzeninin son bulmasıyla kurtulabiliriz.
İşte bu İşsizlik ve Pahalılık Cehenneminden kurtulmanın ve insanca yaşamanın tek yolu bu sömürü ve soygun düzenine karşı örgütlü mücadele etmektir. Bu düzen son bulmadıkça doğada yaşayan tüm canlılar her geçen gün artarak zarar görecektir. Bu sorunlar yok edilmedikçe mutlu olamayız.
ÖRGÜTSÜZ HALK KÖLE HALKTIR ! ÖRGÜTLÜ HALK YENİLMEZ! Bizim şiarımızdır.
Köle olarak kalmak istemiyorsak örgütlenmemiz gerekiyor. Yaşamın her alanında örgütlü mücadele yürütmeliyiz.
ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN!
TAKSİİTLE YAŞAYIP BORÇLA ÖLMEK İSTEMİYORUZ!
ASGARİ ÜCRET ÇALIŞANLARIN “ORTAK ÜCRETİ” DEĞİLDİR!
EMEKLİ YÜK DEĞİLDİR!
ASGARİ ÜCRETLİ, EMEKLİ SEFALET ÜCRETİ DEĞİL İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR!
İŞSİZLİK VE PAHALILIKLA SAVAŞ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ

You may also like

Leave a Comment

Tarihçe

ipsd
Gerekçemiz aynı gerekçedir. 1968 yılında kurulan İPSD’nin bugün de gerçekliğini korumaktadır.

Basın Açıklamaları

Son Haberler

@2024 – Tüm hakları saklıdır.