4

Açlık sınırı emekli aylıklarının iki katı, yoksulluk sınırı Asgari ücretlilerin neredeyse dört katı oldu!
KAMU-AR verilerine göre, 20 bin liralık en düşük emekli aylığı artık 4 kişilik bir ailenin 16 günlük mutfak masrafını bile karşılayamazken, yoksulluk sınırı asgari ücretin tam 4 katına ulaştı.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Araştırma Geliştirme (Ar-Ge) birimi KAMU-AR tarafından hazırlanan mayıs ayı araştırması, ücretli çalışanların ve emeklilerin karşı karşıya kaldığı geçim trajedisini gösteriyor:
AÇLIK SINIRI 37 BİN LİRAYI AŞTI
Açıklanan son verilere göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 37 bin 655 liraya tırmandı.
Aynı ailenin sağlık, barınma, eğitim, ulaşım ve iletişim gibi vazgeçilmez gereksinimlerini içeren yoksulluk sınırı ise 113 bin 845 lira seviyesine ulaştı. Sadece son bir ay içerisinde mutfak faturası 1.342 lira birden ağırlaşırken, diğer tüm temel harcamaları kapsayan yoksulluk sınırı ise aynı dönemde 5 bin 25 liralık dev bir artış kaydetti.
GELİRLER DAHA YILIN BAŞINDA SEFALETE YENİLDİ!
2026 yılı için milyonlara reva görülen zamlar, yaşamın zorunlu ihtiyaçlarındaki fiyat patlamasının çok gerisinde kaldı. Ücretlere yapılan yetersiz zamlar, daha yeni yılın ilk gününden beri Açlık sınırının altında kaldı. Maaşlar halkımızın temel gereksinimlerinin yanından bile geçemedi.
Uygulanan ekonomi politikaları ve durdurulamayan enflasyon, mutfaktaki yangını büyüterek milyonları açlığa mahkum ediyor. Belirlenen ücret artışları, uyduruk resmi enflasyon verilerinin altında kalınca, hem asgari ücret hem de en düşük emekli maaşı daha yılın ilk altı ayından beri, açlık sınırının altında ezildi.
Mayıs ayı itibarıyla açlık sınırı, asgari ücreti 9 bin 850 lira geçerken; 20 bin lira seviyesindeki en düşük emekli aylığını ise neredeyse ikiye katlamış durumda. Milyonlarca asgari ücretlinin aldığı maaş yoksulluk sınırının 4’te 1’ine ancak yeterken, en düşük emekli maaşı ise bu sınırın 5,7 kat altında kaldı.
EMEKLİNİN MAAŞI
16 GÜNLÜK YEMEĞE BİLE YETMİYOR!
Yılbaşında yüzde 27 oranında artırılan asgari ücret, yüzde 18,6 zam yapılan memur maaşları ve yüzde 12,19 yükseltilen emekli aylıklarının alım gücü yılın daha ilk üç ayında tamamen buharlaştı.
Bugün asgari ücret, 4 kişilik bir ailenin sadece 22 günlük mutfak giderini zor karşılıyor. Bu yıl 20 bin liraya çıkarılan en düşük emekli aylığı ise mutfaktaki 16 günlük beslenme ihtiyacını dahi karşılamaktan uzak kalıyor. Yılın ilk yarısı için aile ve çocuk yardımları da dahil edilerek 61 bin 890 liraya yükseltilen en düşük memur maaşı ise 113 bin lirayı aşan yoksulluk sınırının ancak yüzde 54’üne denk geliyor.
“AÇLIK VE YOKSULLUK HIZLA ARTMAYA DEVAM EDECEK”
KAMU-AR değerlendirme raporunda, “Yaşanan son siyasi kriz ve uygulanan ekonomik program yüzünden açlık ve yoksulluk sınırının önümüzde aylarda da hızla artmaya devam edeceği tahmin ediliyor.(Basından)
Tahmin etmeye gerek yok. Kirasını ödeyemeyen emekli, ucuz otel odalarında ömrünün sonbaharını geçirmeyi dahi mucize sayıyor. Huzurevleri yeni gelecek, ihtiyaçlılara da yaş sınırını ’70’ yaptı.
Ömürlerinin son baharındaki emekliler için yalnızca uyduruk enflasyon oranındaki zammı verseler dahi! Hangi yaraya merhem olacaktır!
Hep söylüyoruz:
ARTIK, YÜZDE YETMİŞİMİZ YOKSULLUKTA EŞİTİZ!
Neden yoksuluz? Örgütsüzlüğümüzden.
Bizleri soyup soğana çevirenler, bir avuç olmalarına karşın, koskoca dünya olmaları, domuzuna kadar teşkilatlı, herkesin gözü önünde olan talanları, yalanlarını din kisvesi altında sunarak, kandırmalarıyla oluyor.
Enflasyon yani hayat pahalılığını, işsizliği yaratan parababaları düzenidir. En kötüsü işsizliğin, mutfaklarımızdaki enflasyon yangınının sorumluları parababalarının kâr hırsı güttüğü, insani hiçbir değer taşımayan sermaye düzenidir. Yaşadığımız tüm bu sorunlardan ancak ve ancak bu sermaye düzeninin son bulmasıyla kurtulabiliriz.
İşte bu İşsizlik ve Pahalılık cehenneminden kurtulmanın ve insanca yaşamanın tek yolu bu sömürü ve soygun düzenine karşı örgütlü mücadele etmektir. Bu düzen son bulmadıkça doğada yaşayan tüm canlılar her geçen gün artarak zarar görecektir. Bu sorunlar yok edilmedikçe mutlu olamayız.
ÖRGÜTSÜZ HALK KÖLE HALKTIR! ÖRGÜTLÜ HALK YENİLMEZ! Bizim şiarımızdır.
Köle olarak kalmak istemiyorsak örgütlenmemiz gerekiyor. Yaşamın her alanında örgütlü mücadele yürütmeliyiz.
ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN! TAKSİİTLE YAŞAYIP BORÇLA ÖLMEK İSTEMİYORUZ!
ASGARİ ÜCRET: ÇALIŞANLARIN “ORTAK ÜCRETİ” DEĞİLDİR!
EMEKLİ YÜK DEĞİLDİR!
ASGARİ ÜCRETLİ, EMEKLİ SEFALET ÜCRETİ DEĞİL İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR!
İŞSİZLİK VE PAHALILIKLA SAVAŞ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ