13
1 AĞUSTOS 2026 YENİ BAKIŞ GAZETESİNDE ÇIKAN HABERDE İPSD’NİN GÖRÜŞÜNE DE YER VERDİLER.

Filiz Erol’un haberi
İŞSİZLİĞE ‘DİPLOMALI YOKSULLUK’ EKLENDİ HAK ETTİĞİ DEĞERİ GÖREMİYOR
Bugün Türkiye’de gençlerin en büyük hayalinin üniversiteyi kazanmak değil, mezun olduktan sonra insanca yaşayabilecek bir ücretle iş bulabilmek olduğunu vurgulayan İşsizlik ve Pahalılıkla Mücadele Derneği Başkanı Nesibe Gencer, “Ne yazık ki yıllardır ailelere ve gençlere ‘Oku, diploma al, hayatın kurtulsun’ denildi. Gelinen noktada görüyoruz ki diploma artık tek başına bir gelecek garantisi sunmuyor. Gençler dört ya da beş yıl emek veriyor, yabancı dil öğreniyor, sertifikalar alıyor, staj yapıyor; mezun olduklarında ya aylarca iş arıyor ya da kendi mesleklerini yapmalarına rağmen asgari ücret ya da buna çok yakın maaşlarla çalışmaya mahkûm ediliyor. Sorun işsizlik değil, üniversite mezunlarının bilgi ve emeğinin hak ettiği değeri görememesi. Bugün birçok genç, eğitimini aldığı alanda çalışıyor olmasına rağmen ikinci bir iş yapmak zorunda. Kirasını, ulaşımını ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için hafta sonları ek iş yapan, ailesinin desteği olmadan yaşamını sürdüremeyen binlerce üniversite mezunu var. Bu tablo, yalnızca bireysel bir ekonomik sorun değil; sosyal adalet ve fırsat eşitliği açısından ciddi bir uyarıdır” dedi.
‘Diploma umut kapısı olmaktan çıkıyor’
Nesibe Gencer, “Bir tarafta ‘deneyimsiz olduğu’ gerekçesiyle işe alınamayan gençler, diğer tarafta deneyim kazansalar bile emeklerinin karşılığını alamayan mezunlar var. Sonuçta üniversite diploması, gençlere umut kapısı olmaktan çıkıp ağır hayal kırıklığı oluyor. Bu tablo uzun vadede daha büyük sorunları beraberinde getirir. Nitelikli insan gücünü kaybeden bir ülkenin üretimde, bilimde, teknolojide ve kalkınmada rekabet gücünü koruması mümkün değil. Gençlerin yurt dışına yönelimi, farklı sektörlerde çalışmak zorunda kalması, mesleklerinden uzaklaşması, eğitim yatırımlarının boşa gitmesi anlamına gelir. Artık üniversite kontenjanlarını artırmayı değil, mezunların istihdamını ve çalışma koşullarını konuşmak zorundayız. Gençler iş değil, emeklerinin karşılığını istiyor.” Dedi.
BOŞUNA MI OKUYOR BU GENÇLER? SONUÇTA DİPLOMALI İŞSİZ OLUYORLAR.
TÜİK 2025 Yükseköğretim İstihdam Göstergelerine göre:
“üniversite mezunlarının yüzde 44”e, sosyal bilim mezunlarının yüzde 80’e yakını kendi alanında iş bulamıyor ve çalışamıyor.”
Üniversite eğitimi var ama uygun iş yok.. Eğitim sistemi çökmüş. Sonuç felaket!
Özellikle Yüksek Eğitimi bitirenlerin, eğitimini aldıkları işte çalışan olmaları, bilim ve tekniği kullanmaları son 20 yıldır hiç alışık olmadığımız durum haline geldi. Varsa yoksa liyakatsız, Sahte Diplomalı, hatta DİPLOMASIZ olanlar görev başında oluyorlar.
Ya gerçekten hak sahipleri ne işi yapıyorlar? Moto Kuryelik, Asgari ücreti kabul etmeyecek müzmin işsiz, Üç harfli zincir marketlerde kasiyer, Raf düzelttiği üniversite mezunu. Ülkemizde ne yazık ki eğitim sistemi hem kalite hem de üretime dayalı olmaktan da çıkarılmış duruma getirtildi.
Bu konu sadece Yüksek Öğrenimle sınırlı değildir.
EĞİTİM ÜRETİM İÇİNDİR
80’li yılların sonuna kadar Meslek lisesi öğrencileri, her işkolunda aranılan yetişmiş kalifiye işçiydi. Şimdi ise öyle mi?
MESEM dedikleri proje ile evlatlarımızın iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini, Milli eğitim bakanlığının dahi bilmediğini geçen gün Milletvekili söyledi.
MESEM ile Öğrenciler ucuz işgücü oluyor. Teknik serviste çalışanların meslek öğrenmekten çok takım çantası taşımayı, ustaların özel gelgit işleri yaptırılmakta. Meslek bilgisi alamadıkları gibi olması gereken eğitimden de mahrum kalmaktadır.
Batılı ülkelerde, hangi işi yaparsan yap! O konuda eğitimini almayı, vermeyi şart koşarak üretimi, refahı artıracak yolu açmakla yol almıştır.
Bizde hiçte öyle değil.
Çok değil 10 yıl sonra aracın lastiği patlamış olsa? Lastik tamircisi bulunamıyacak. Ülkemizin geleceğini düşünerek üretime dayalı planlı, bilimsel, Laik, Demokratik eğitim olması şarttır. Bu eğitim modeli de “İkinci Emperyalist Evren Paylaşım Savaşı” sırasında, kısa ömürlü olmuş daha doğrusu kapattırılmış KÖY ENSTİTÜLERİ modelidir.
Dünya çapındaki bilinen ismiyle “POLİTEKNİK EĞİTİM VE ÖĞRETİM” dir..
İPSD GENEL MERKEZİ