5

TÜİK’E GÖRE ENFLASYON HEP DÜŞÜYOR.
5 yıl önce 100 TL’ye dolan gıda sepeti artık 2 bin 453 TL oluyorsa gıda enflasyonu 5 yılda yüzde 2 bin 453 artmış demektir!
40 Avrupa ülkesi arasında market fiyatlarının en yüksek olduğu 26’ncı ülke konumuna çıkmışız. Savaştaki Ukrayna’nın bile bizden daha ucuz olduğunu basından öğreniyoruz. Açlık sınırının altında bıraktırılan emekli, asgari ücretli ihtiyaçlarını sepete doldurarak alamadığı gibi ‘Poşeti’ bile dolduramıyor.
TÜİK’in Aylık enflasyon oranları ise 2003’ten 2026’ya kadar ortalama yüzde 1,37 İşsizlik oranı ise 40 aydır hep tek hanede olsa da, İktidarın deyimiyle “Hans bizi kıskanmaya devam ediyor!”
Türkiye’de gıda fiyatlarındaki artış ekim ayında da yeniden hızlandı, tutana aşk olsun.
TÜİK’in resmî tüketici fiyat endeksinden ayrı olarak, KAMU-AR’ın belirlediği 64 ürünlük gıda sepetinde sadece, sebzedeki zam yüzde 159.
Birleşik Kamu-İş’in 64 temel gıda ürününün fiyatını izleyerek hazırladığı araştırmaya göre gıda enflasyonu ekimde yüzde 4,7 yıllık bazda yüzde 53,8 oldu. En çarpıcı artış sebzede yaşandı. Sebze fiyatları bir yılda yüzde 159 yükselirken, beş yıl önce 100 liraya satın alınabilen gıda sepetinin maliyeti 2 bin 453 liraya çıktı. Gıda fiyatlarındaki kesintisiz yükseliş 77’nci ayına ulaştı.” (Basından)
TÜRKİYE’DE EMEKLİYSEN ASGARİ ÜCRETLİYSEN VAY HALİNE…
EMEKLİ AVRUPA’DA REFAH SEVİYESİNDE SONDAN BİRİNCİ
Türkiye’de milyonlarca emeklinin,açlık sınırının altında geçim mücadelesi verdiği bir dönemde açıklanan 2026 Küresel Emeklilik Endeksi, ülkenin emeklilik sistemindeki sorunları uluslararası verilerle ortaya koydu.
Marsh ve CFA Enstitüsü tarafından hazırlanan, dünya nüfusunun yüzde 66’sını kapsayan araştırmada 55 ülkenin emeklilik sistemi karşılaştırıldı.Emeklilik sistemleri; gelir yeterliliği, sürdürülebilirlik hayat ve sisteme güvenilirlik ölçütleriyle değerlendirildi.
*) Türkiye, incelenen 19 Avrupa ülkesi arasında sonuncu, dünya genelinde ise 55 ülke arasında 54’üncü oldu.
*) Türkiye’nin genel puanı geçen yılki 48,2 seviyesinden 46,6’ya gerilerken, özellikle sürdürülebilirlik alanında aldığı 29,4 puan dikkat çekti.
Hollanda 85,8 puanla dünyanın en güçlü emeklilik sistemi olarak ilk sırada yer alırken, Danimarka ve İzlanda onu izledi. Raporda Türkiye için en düşük emekli aylığının artırılması ve emeklilik sisteminin güçlendirilmesi önerildi. (Basından)
Araştırma yalnızca maaşları değil, sistemin geleceğini de ölçerken, Türkiye’de yıllarca çalışıp prim ödeyen milyonlarca insanın emeklilik dönemindeki reva görülen hayatını özetliyor.
Hep söylüyoruz:
“TÜRKİYE YOKSULLUKTA HİNT FAKİRLERİYLE YARIŞIYOR.”
Bugün geldiğimiz noktada Hint fakirleriyle yarış halindeyiz.
İşsizlik, enflasyon ve hayat pahalılığının emekliden asgari ücretliye, öğrenciden çocuğa kadar toplumun tüm kesimlerini yoksullukla karşı karşıya bırakmıştır.
Bu kadar bereketli topraklarda, bu kadar bilimle, teknikle donanımlı genç nüfusumuzla üreterek, pahalı lüks, kırtasiyeci devletin masraflarına keserek enflasyonu, yeniden “ikinci kez Kuvayı Milliye seferberliği” ile hem işsizliği ve Pahalılığı yok etmek: Hem de boşuna dışarıya akan sermayemizi Tefeci-Bezirgan sermayenin elinden kurtararak, Pahalı Devlet yerine Ucuz Devlet ve şuurlu ticaret ile bütçenin yarısından fazlasını yutan, üretmeyen maaşlı memur kadrosunu üretmekle olacaktır.
İktisadi seferberliğimizi de şimdi olduğu gibi patronların eliyle değil işçi sınıfının önderliğinde, Hayat pahalılığından, Mutfaktaki Enflasyon yangınından en muzdarip olan örgütlü Kadınlarımız eliyle olmalıdır.
KISACASI:
Enflasyon yangını, İşsizlik, halkın sırtına bindirilen yüksek vergiler, parababalarının kâr hırsı güttüğü, insani hiçbir değer taşımayan sermaye düzeninin eseridir.
Yokluk, yoksulluk, işsizlik, pahalılık, kıtlık, her türlü doymak bilmeyen Finans Kapital soygunu devam edecek. Buna karşılık ne yapılabilir?
İşte bu İşsizlik ve Pahalılık Cehenneminden kurtulmanın ve insanca yaşamanın tek yolu bu sömürü ve soygun düzenine karşı örgütlü mücadele etmektir. Bu düzen son bulmadıkça doğada yaşayan tüm canlılar her geçen gün artarak zarar görecektir. Bu sorunlar yok edilmedikçe mutlu olamayız. Derneğimiz bunun için mücadele ediyor. Unutmayalım ki;
“Örgütsüz Halk Köle Halktır. Örgütlü Halk Yenilmez!”
ZAM ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN!
İŞSİZLİĞE PAHALILIĞA ZAMMA ZULME SON!
İPSD GENEL MERKEZİ