9

Enflasyon karşısında kuşa dönen maaşlar, yerlerde sürünen “Alım Gücü”müz ile neye yetişeceğimizi, neyi yoluna koyacağımızı kestirmek için sihirbaz olmak gerekiyor.
BİSAM verilerine göre;
*) Dört kişilik bir aile için açlık sınırı 38 bin 235 lira
*) Yoksulluk sınırı 125 bin 606 lira!
*) Yalnızca gıda için günlük yapılması gereken harcama tutarı ise 1.274 lira olduğu ülkemizde, ev kirası hariç sadece insanca beslenmeye 38 bin 235 lira gerekiyorsa bu kadar gelire sahip olamayanlar ise ne yapacaktır.
Karbonhidrat ağırlıklı beslenme ile doymaya, giyim kuşamı, tatil yapmayı, kültür faaliyetlerini, hatta kitap alıp okumayı dahi kesecektir. Son olarak geldiğimiz yerde tam burasıdır.
Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD) aktardığı verilere göre:
*) Eylül ayında hazır giyim markalarının yüzde 82
*) Ayakkabı markalarında ise yüzde 58
*) Perakende markalarının yüzde 55’inin cirosunda azalma oldu. (Basından)
ARTIK BİT PAZARINA NUR YAĞIYOR
(Eskiye rağbet olsaydı, bit pazarına nur yağardı Atasözü)
Kredi kartı borçlarının rekor seviyeye ulaştığı ülkemizde, açlık sınırının altında bırakılan halkımız, alım gücümüzdeki düşüş sebebiyle ayakkabı ve kıyafet almayı bıraktı. Gıda dışı harcamaları alışveriş tercihlerini de ister istemez alışkanlıklarını da değiştirdi.
Vatandaşın borç yükü giderek ağırlaşınca ‘İkinci el pazarı’ dedikleri, Bit Pazarına nur yağıyor. Halıdan, avizeye, battaniyeden, çanak çömleğe, ayakkabıdan, paltoya, akla gelecek her eşyayı ucuza bulmak mümkün. Akşam saatlerinde özellikle rağbet daha fazla. Pazar yerlerinde akşam saatlerinde çürük meyve, sebze toplamaya alıştırılan halkımız bu seferde eski eşyaları almak, satmak konu komşuya görünmemek için akşam saatlerini bekliyor.
Bit Pazarından giyinmek, eşya tedarik etmek, boğaz tokluğuna yaşayan vatandaşımıza adeta ‘Can Simidi’ haline gelmiştir.
KISACASI:
Emekliden asgari ücretliye, öğrenciden çocuğa kadar toplumun tüm kesimlerini yoksullukla karşı karşıya bırakmıştır.
Enflasyon yangını, İşsizlik, eski eşya almak, halkın sırtına bindirilen yüksek vergiler, Parababalarının kâr hırsı güttüğü, insani hiçbir değer taşımayan sermaye düzeninin eseridir.
Yokluk, yoksulluk, işsizlik, pahalılık, kıtlık, her türlü doymak bilmeyen Finans Kapital soygunu devam edecek. Buna karşılık ne yapılabilir?
İşte bu İşsizlik ve Pahalılık Cehenneminden kurtulmanın ve insanca yaşamanın tek yolu bu sömürü ve soygun düzenine karşı örgütlü mücadele etmektir. Bu düzen son bulmadıkça doğada yaşayan tüm canlılar her geçen gün artarak zarar görecektir. Bu sorunlar yok edilmedikçe mutlu olamayız. Derneğimiz bunun için mücadele ediyor. Unutmayalım ki;
“Örgütsüz Halk Köle Halktır. Örgütlü Halk Yenilmez!”
DOYSAK ÇIPLAĞIZ GİYİNSEK AÇIZ!
ZAM ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN!
İŞSİZLİĞE PAHALILIĞA ZAMMA ZULME SON!
İPSD GENEL MERKEZİ