7

Filiz Erol ‘un Haberi:
“‘Düşünüp almaktan vazgeçiyorlar’
Ekonomik koşulların ağırlaşmasıyla birlikte tüketicilerin harcamalarında ve günlük yaşam alışkanlıklarında belirgin değişimlerin yaşandığını dile getiren İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği Başkanı Nesibe Gencer, “Vatandaşlar artık alışveriş yaparken yalnızca ürünün fiyatını değil, o harcamanın aylık bütçelerine nasıl yansıyacağını da hesaplamak zorunda kalıyor. Özellikle dar gelirli kesimlerde zorunlu ihtiyaçlar dışındaki harcamalar giderek daha fazla sınırlandırılırken, giyim alışverişi, dışarıda yeme-içme ve sosyal aktiviteler bütçede ilk vazgeçilen kalemler arasında yer alıyor. Yeni bir kıyafet almak yerine mevcut kıyafetleri daha uzun süre kullanmak, alışverişi indirim dönemlerine ertelemek, mağazalar arasında fiyat karşılaştırması yapmak ve dışarıda yemek yerine evde tüketimi tercih etmek zorunda kalıyor. Daha önce düzenli olarak yapılan alışverişler artık ertelenebilir hâle gelirken, vatandaşlar bir ürünü satın almadan önce defalarca düşünüp vazgeçebiliyorlar. Arkadaşlarla dışarıda buluşmak, hafta sonu bir restorana gitmek ya da ihtiyaç duyulan bir ürünü düşünmeden satın alabilmek giderek daha fazla kişinin bütçesini zorlayan harcamalara dönüşüyor’ ifadelerini kullandı.”
(Yeni Bakış Gazetesi)
DOYSAK ÇIPLAĞIZ GİYİNSEK AÇIZ
Ülkemizde resmi kayıtlara göre çalışanların neredeyse yüzde yetmişi Asgari ücret ile Asgari ücretin bir tık üstünde maaş almaktadır.
Asgari ücretli ise Kesintisiz açlık sınırının altında kaldığı süre ise tamı tamına 31 ay oldu. Kredi kartları da artık ‘can simidi’ olmaktan çıkıp ‘Borç Sarmalı’ haline gelmiştir.
Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin açlık sınırının bin 24 liraya, yoksulluk sınırının ise 123 bin 856 liraya yükseldiği Ülkemizde:
“ARTIK BİT PAZARINA NUR YAĞIYOR”
(“Eskiye rağbet olsaydı,Bit Pazarına nur yağardı”-Atasözü)
Kredi kartı borçlarının rekor seviyeye ulaştığı ülkemizde, Açlık sınırının altında bıraktırılan halkımız, alım gücümüzdeki düşüş sebebiyle ayakkabı ve kıyafet almayı bıraktı. Gıda dışı harcamaları alışveriş tercihlerini de ister istemez alışkanlıklarını da değiştirdi.
Vatandaşın borç yükü giderek ağırlaşınca ‘İkinci el pazarı’ dedikleri, “Bit Pazarı”na nur yağıyor. Halıdan, avizeye, battaniyeden, çanak çömleğe, ayakkabıdan, paltoya, akla gelecek her eşyayı ucuza bulmak mümkün.
Akşam saatlerinde özellikle rağbet daha fazla. Pazar yerlerinde Akşam saatlerinde çürük meyve, sebze toplamaya alıştırılan halkımız, bu seferde eski eşyaları almak, satmak, konu komşuya görünmemek için de akşam saatlerini bekliyor. En kötüsü de o pazarda canciğer arkadaşlar dahi birbirini görmemezlikten gelip, utandıklarından selam dahi vermiyorlar.
Bit Pazarından giyinmek, eşya tedarik etmek, boğaz tokluğuna yaşayan vatandaşımıza adeta ‘Yaşam biçimi’ haline gelmiştir.