10

TÜRK-İŞ’in araştırmasına göre, ekim ayında Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 38 bin 24 liraya, yoksulluk sınırı 123 bin 856 liraya yükseldi. Mutfak enflasyonunda yıllık artış ise yüzde 33,83 oldu. (Basından)
GERÇEK ENFLASYON MUTFAKTA
TÜİK (Resmi) Aylık % 2,58, yıllık % 29,77
ENAG (Bağımsız) Aylık %2 68, yıllık %45,12
TÜİK bunu hep yapıyor.
Enflasyonu, işsizliği hep yokmuş gibi hesaplıyor. Emeklinin maaşından, asgari ücretlinin çoluk çocuğunun rızkından çalıyor.
Dünyanın hiçbir ülkesinde, enflasyonu düşük göstererek, enflasyon canavarını yenmek mümkün olmamıştır.
EMEKLİ HEP AÇLIĞA DAYANIKLILIK SINAVINDA
Ülkemizde en düşük emekli aylığı 23 bin 552 lirada kalırken dört kişilik ailenin açlık sınırı 38 bin 24 liraya yükseldi. Verileceği söylenen 3 bin liralık seyyanen zam bile aradaki farkı kapatmaya yetmiyor.
Emeklilerin ocak zammı henüz netleşmedi ancak yeni diye kimsenin aklına gelmez formüller buluyorlar.
En düşük emekli aylığının artırılması, refah payı verilmesi ve 60 ya da 65 yaş üzerindeki emeklilere daha yüksek destek sağlanması vb…
Hepsi kulağa hoş gelen sözler. Emekliler uzun yaşıyor, bu yüzden emekliye para yetmiyor… diyerek, emekliyi hep görmezden gelenler, hangi yaraya merhem olabilirler?
Milyonlarca emekli geçim mücadelesi verirken, seyyanen zam, refah payı senaryoları bu tabloyu değiştirebilecek mi?
*) 2025 yılında 12, 3 milyon emeklinin yüzde 85’i geçinemediği için çalışıyor veya iş aramakta olduğunu…
*) 2026’nın ilk altı ayında da geçinemediği için çalışırken hayatını kaybeden 65 yaş ve üzeri işçi sayısı 72’ye yükseldiğini…
*) Ömrünün sonbaharındaki emeklilerin dinlenecekleri günlerde insanca yaşamalarını sağlayabilir mi? Her gün yükselen enflasyonu yenmesi, seyyanen zam ile olabilir mi?
NİSAN 2024’TEN BERİ 31 AYDIR ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA
Asgari ücret kesintisiz açlık sınırının altında kaldığı süre ise 31 ay oldu. Bu sürenin başlangıcı ise Nisan 2024. 2024 yılında resmi enflasyonun yaklaşık yüzde 45 olarak açıklandı. Ancak, asgari ücrete gerçekleşen enflasyon oranında değil hedef enflasyon doğrultusunda yüzde 30 zam yapıldı. Bu artış ise işçileri sadece 3 ayında açlık sınırının üzerinde tutabildi.
2025 yılında asgari ücret 22 bin 104 lira belirlendiğinde açlık sınırı 29 bin 828 liraydı. 2026 yılında da 28 bin 75 liralık ücret belirlenir belirlenmez asgari ücret açlık sınırının 1753 lira altında bırakıldı.
2026’da 9 ay içinde asgari ücret, açlık sınırının 9 bin 949 lira, yoksulluk sınırının ise 95 bin 781 lira altında kaldı.
ASGARİ ÜCRET’ NEREDEYSE HER ÇALIŞANIN ÜCRETİ OLDU
Ülkemizde şu anda asgari ücret civarında ,asgari ücretin altı ve yüzde 10 fazlası arası, 9.5 milyon işçi bulunuyor.
Asgari ücretin yüzde 20 fazlası ve altında ücretle çalışan işçi sayısı ise 11.2 milyon (yüzde 62.5).
Asgari ücretin iki katından fazla ücret alan işçi oranı ise sadece yüzde 12.7.
Yani örgütsüzlük mevcut sendikaların sararması ve patronların menfaati için ‘Herkese asgari ücret’ politikaları nedeniyle asgari ücret şu anda ortalama ücret haline gelmiş durumdadır. Net asgari ücret ise şu an net 28 bin 75 lira 50 kuruş. Brüt asgari ücret ise 33 bin 30 lira.
Bu gidişle son 31 aydır kesintisiz bir şekilde açlık sınırının altında kalan asgari ücret 14 ay daha yani 45 ay, emekliler ise hep açlık sınırının altında mı kalacak?
Evet. Daha yeni diye hazırladıkları “Orta Vadeli Plan” önümüzdeki 3 yıl daha açlık sınırının altında kalacak maaşı, kurtarıcı plan olarak uygulamaktan geçiyor.
ENFLASYONUN DÜŞECEĞİ VAR MI?
8 milyon asgari ücretli ve 10 milyon emekliye, Açlık sınırının altında maaş vermekle, enflasyon yine düşmeyecektir.
“Emekliler yüzünden, onlara yapılan ödemeler enflasyonu körüklüyor…”
“Yüksek ücretler Enflasyonu yükseltiyor” gibi söylemleri enflasyonun gerçek sebebini, gözlerden kaçırmak için uydurulmuş yalanlardır.
Yıllardır emekliye, Asgari ücretliye, iyicene düşük Sefalet ücreti verildi, o halde neden Enflasyon düşmedi?
Demek ki, düşük ücretler ile enflasyon düşmüyor ise? Yüksek ücretler, Emekli maaşları da Enflasyonun, Hayat pahalılığının sebebi değildir.
Enflasyonun sebebi karşılıksız Para basmaktan.
Kur korumalı Faiz, Vergi borçları Silinen Holdingler gözle görülür şatafatlı masraflar yüzünden olan açıklar, gelir gideri karşılamayınca, Pahalı, lüks devletin masraflarına yetişilemeyince basılan karşılıksız paralar yüzünden enflasyon oluyor.
Hep söylüyoruz, enflasyon yangınının sorumluları parababalarının kâr hırsı güttüğü, insani hiçbir değer taşımayan sermaye düzenidir.
Yokluk, yoksulluk, işsizlik, pahalılık, kıtlık, her türlü doymak bilmeyen Finans Kapital soygunu devam edecek. Buna karşılık ne yapılabilir?
İşte bu İşsizlik ve Pahalılık Cehenneminden kurtulmanın ve insanca yaşamanın tek yolu bu sömürü ve soygun düzenine karşı örgütlü mücadele etmektir. Bu düzen son bulmadıkça doğada yaşayan tüm canlılar her geçen gün artarak zarar görecektir. Bu sorunlar yok edilmedikçe mutlu olamayız. Derneğimiz bunun için mücadele ediyor. Unutmayalım ki;
“Örgütsüz Halk Köle Halktır. Örgütlü Halk Yenilmez!”
ZAM ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN!
İŞSİZLİĞE PAHALILIĞA ZAMMA ZULME SON!
İPSD GENEL MERKEZİ