1
3 Temmuz 2026 YENİ BAKIŞ GAZETESİ ‘nde Çıkan haberde İPSD’nin de görüşüne yer verdiler.
(https://www.yenibakishaber.com/issizlik-rakamlarinda-komsuyla-yarisiyoruz)

İŞSİZLİK RAKAMLARINDA
KOMŞUYLA YARIŞIYORUZ
Ülkemizde geniş tanımlı işsiz sayısı DİSK-AR raporuna göre 12,5 milyonu bulurken bu rakam, nüfusu 10,4 milyon olan komşumuz Yunanistan’ı oldukça geçmiş durumda. İşsizlik rakamlarının çoğu zaman azalmış gözükmesinin arkasında ise ‘iş bulma ümidini yitirenlerin’ işsiz sayılmamasının yattığı Aktarıldı.
İşsizliğin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığı bir kez daha ortaya çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mayıs ayına ilişkin açıkladığı verilere göre işsizlik oranı yüzde 8,2 seviyesinde sabit kalırken, resmi kayıtlarda işsiz sayısı 2 milyon 883 bin olarak yer aldı. Ancak ekonomistler, bu tablonun çalışma hayatındaki gerçek tabloyu tam anlamıyla yansıtmadığı görüşünde birleşiyor. Çünkü milyonlarca kişi artık iş aramaktan vazgeçtiği, istediği kadar çalışamadığı ya da çeşitli nedenlerle işgücü piyasasının dışında kaldığı için resmi işsiz sayısına dahil edilmiyor. Umudunu tüketenler, düşük ücret nedeniyle başvuru yapmayanlar, aylarca iş bulamayınca iş aramayı bırakanlar ve geçinebilmek için haftada birkaç saat çalışmak zorunda kalanlar istatistiklerde görünmese de Türkiye’nin görünmeyen işsiz ordusunu oluşturuyor. Özellikle gençler, kadınlar ve uzun süre işsiz kalan vatandaşlar açısından çalışma hayatına yeniden dahil olmanın her geçen gün daha da zorlaştığını belirten uzmanlar, yalnızca dar tanımlı işsizlik oranına bakılarak yapılan değerlendirmelerin eksik kaldığını ifade ediyor. Çünkü resmi metodoloji, yalnızca son dört hafta içinde aktif olarak iş arayan ve kısa sürede çalışmaya başlayabilecek durumda olan kişileri “işsiz” olarak kabul ediyor. Oysa iş aramaktan vazgeçmiş olmak, iş bulma ihtiyacının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
YUNANİSTAN’I GEÇTİK
“İşsizliğin 37 aydır sürekli düştüğünü söyleniyor” diyen İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği Başkanı Nesibe Gencer, “DİSK-AR Raporuna göre 12,6 milyon kişilik geniş tanımlı işsiz sayımızla komşu ülke Yunanistan’ın 10,4 milyonluk nüfusunu bile geçtik. Gerçekte işsizlik artıyor istihdam geriliyor, ama işsizlik TÜİK’in hesaplarında hep düşüyor. TÜİK’in 2026 ilk çeyrek raporuna göre üretim çarkları durma noktasında ama atıl işgücü yüzde 30’u geçse de dar tanımlı işsizlik güya düşmüş durumda. Ümidini kesip iş aramayanları ‘iş bulmuş’ olarak kabul ediyorlar. Ev genci en büyük sorunlardan biridir. DİSK-AR’ın raporunda ‘5,2 milyon kişi iş aramıyor ama çalışmaya hazır’ deniliyor. Ev gençleri, dinamik yaştaki gençlerimiz ne yazık ki çalışmadıkları gibi eğitimde de değiller. Bu kadar genç üretimde, eğitimde olsa neler olmaz ki. Ülkemizde son günlerde hep karşımıza çıkan, 13 yaş alt sınırından başlayan sokak çeteleri hep bu ‘ne işte, ne eğitimde ne, iş aramakta’ olan gençlerimizden oluşuyor. İşsiz, eğitimsiz olarak bırakılan, sayısı azalacak yerde hep çoğalan gençlerin sorunlu yaşamaları, gelecek günlerde oluşacak kara günleri de beraberinde getirecektir” diye Konuştu …. “
3 Temmuz 2026 /Yeni Bakış
İŞSİZLİK 37 AYDIR SÜREKLİ DÜŞÜYOR…
OH BE NE ÂLÂ MEMLEKETTE YAŞIYORUZ !
KEYFİMİZE DİYECEK YOK !
Gerçek işsiz sayımızın, Komşumuz Yunanistan nüfusunu bile geçmiştir.
Ama övünülecek yanımız,? Ülkemizde üretim yapmadan 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda yaklaşık yüzde 93,5 artarak 2 bin 174’ten 4 bin 208’e çıkması var. Türkiye, ultra zenginlerin en hızlı arttığı 3’üncü ülke olmasıdır
Gerçekte işsizlik artıyor , istihdam geriliyor, ama işsizlik ? TÜİK’in hesaplarında hep düşüyor .
EV GENCİ
En büyük sorun..
İktidarın gözünde, sözünde ne diyorlar :”Ev Genci”
DİSK-AR’ın Raporunda’: “5,2 milyon kişi iş Aramıyor ama çalışmaya hazır” deniliyor. İktidarın’ Ev genci ‘olarak ilan ettikleri, dinamik yaştaki gençlerimiz ne yazık ki çalışmadıkları gibi eğitimde de değiller.
Bu kadar genç üretimde, eğitimde olsa neler olmaz ki
Ülkemizde son günlerde hep karşımıza çıkan, 13 yaş alt sınırından başlayan” Sokak Çeteleri ” hep bu ‘ne işte, ne eğitimde ne, iş aramakta’ olan gençlerimizden oluşuyor.
İşsiz, eğitimsiz olarak bırakılan, sayısı azalacak yerde hep çoğalan gençlerin sorunlu yaşamaları, gelecek günlerde oluşacak kara günleri de beraberinde getirecektir.
“İşsizlik tüm kötülüklerin anasıdır” (Hadis)
İşsizlik her türlü kötülüğe kapı açacak hale geliyorsa çözümü İşsize iş, işsizliğe çare bulmakla , üretim seferberliği ile bitirelebilir.. Ne bir yumurtayı 99 kişiye taşıttırarak ne de çalışanı takatının üstünde, açlık sınırının altındaki ücretlere mahkûm etmekle işsizlik bitirelemez.
İşsizliği neden bitirmek istenilmiyor? İşsizlik Parababalarının çalışanlara, haklarını isteyen her işçiye karşı kullandığı biricik silahtır da ondan. Hakkını aramak için Sendikalı olan işçileri, kanun önünde yasak dahi olsa sendikal faaliyetlerinden dolayı patronlar işçi çıkartabiliyor. Sosyal güvenceli, daha fazla yaşam standardını çok görüyor. Sendikasız işçi nasıl olsa çantada keklik! Yasama, yürütme nasıl olsa patronların elinde, az bir şey kafası çalışan, bu böyle gitmez deyip kazan kaldırana randımansızlık iftirası ile çoğu zamanda tazminatsız işsizler ordusuna katabiliyor.
İşsizlik patronların elinde güçlü, kuvvetli bir saldırı mekanizması olunca tüm kötülüklerin başı, işsizliği yok etmek ister mi ?
İŞSİZLİĞE PAHALILIĞA ZAMMA ZULME SON!
İPSD GENEL MERKEZİ