20

31 Aralık 2025 Yeni bakış gazetesinde çıkan haberde İPSD’nin görüşüne yer verdiler:
1 AKŞAM YEMEĞİ 1 GÜNLÜK ÜCRET
LÜKS HARCAMA
Dışarıda yemeğin artık temel sosyal ihtiyaç olmaktan çıktığını vurgulayan İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği Başkanı Nesibe Gençer, Asgari ücretli için dışarıda yemek artık keyif ya da sosyal ihtiyaç değil, lüks harcama. İzmir’de sıradan bir lokantada bir tabak yemek 250-300 liradan başlıyor. Bu da 2-3 saatlik emek “diye konuştu.
HESAP YAPIYORLAR
Vatandaşların en hızlı vazgeçtiği harcama kaleminin dışarıda yemek ve sosyal yaşam olduğunu belirten Gencer, “Asgari ücretli ve Emekli, kafe, lokantalar gibi hayatlarından tamamen çıkardıklarını söylüyor. ‘İnsanlar dışarıda ne yiyelim’ diye değil, ‘evde nasıl daha ucuza pişiririz’ diye hesap yapıyor” dedi.
DOYSAK ÇIPLAĞIZ GİYİNSEK AÇIZ!
Karşıyaka Vapurunda Gevrek – Çay bile Kordon boyunda yemekten daha lüks hale geldi. Sobanın üzerinde kestane pişirmek artık yok!
Uygulanan halk düşmanı politikalarıyla çalışan işçimiz “Asgari ücret = Sefalet ücretiyle”, emeklimiz ise ‘Açlık sınırının’ da yarısıyla yaşamaya, hayatını sürdürmeye muzdarip. İşsizler ordusunu anlatmaya ise kelimeler kifayetsiz kalıyor.
Ailece dışarıda yemek yemeye gidiyoruz! Sözünü etmek artık hayal olmaktan öte sözcük dağarcığımızdan silindi.
SENEDE BİR GÜN!
Karnımızı doyurmaya kalksak, giyinmeye, ısınmaya, barınmaya, eğitim harcamalarına, kültüre, sanata kısacası insanca yaşamaya yeterli geliri olamayan, yüzde 60’ı geçmiş halkımıza, ‘senede bir gün’ o bile açlık sınırının dahi altında kalmış halkımıza, haram oldu.
Tencereyi kaynatmanın mucize sayıldığı bu günlerde, Isınmak için battaniyeye sarılır haldeki emekli, ev kirasına yetişemeyen Asgari ücretli, nasıl ümitle, zevkle dışarıda yemek yesin.
50 liraya 4 çeşit yemek veren ‘Kent Lokantası’na, sadece yemek yemeye değil, gözlemci olarak bakılırsa neyi görürüz?
50 lirayla karın doyurmanın, var olmanın mutluluğunu. Hz. Muhammed’in hadisi bu konuyu anlamamız için çok çarpıcı. ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir.’ Halkımızı işsizlik ve pahalılık cehenneminde yaşatanlar kendileri zevki sefa içindeler. Bu nedenle örgütlü mücadele etmek sosyal dışlanmaya ve yabancılaşmaya karşı sesimizi duyurmak bir zorunluluktur. Yeni bir yıla girerken sorunların katmerlenerek arttığını ne yazık ki görmekteyiz. Tüm bunlara rağmen umudu büyütmek insanca yaşam için her alanda mücadele azmini yükseltmeliyiz.
İPSD GENEL MERKEZİ