Home BASIN AÇIKLAMALARI Artık Yoksullukta Eşitiz!

Artık Yoksullukta Eşitiz!

by @ipsd
0 comment
EN KÖTÜSÜ DE İŞSİZLİK!
Emeklilik Endeksi’nde Türkiye, 44 ülke arasında 42’nci sırada yer alarak, Hint fakirleriyle yarış halindeyiz. Dünya bizi kıskanmaya devam ediyor….
*) DİSK-AR raporu: Geniş tanımlı işsizlik yüzde 31’i aştı, gerçek işsiz sayısı bir ayda 322 bin kişi arttı.
*) DİSK-AR’ın verilerine göre: Geniş tanımlı işsiz sayısı ağustosta 12 milyon 608 bin kişiye ulaştı.
*) TÜİK’in yüzde 7,8 olarak açıkladığı resmi işsizlik oranı ile yüzde 31’e ulaşan gerçek işsizlik arasındaki fark 23,2 puanla rekor seviyeye çıktı.
En son ekonomik verilerimiz pek iç açıcı değil.
TÜRK-İŞ’in eylül araştırmasına göre:
*) 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı bir ayda 1344 TL artarak 123 bin 130 TL’ye yükseldi.
*) Aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı ise 37 bin 801 TL’ye çıktı. Açlık sınırındaki bir aylık artış 413 TL oldu.
BİRLEŞİK KAMU-İŞ’in araştırmasına göre:
*) Açlık sınırı 38 bin 698 Liraya yükselirken en düşük emekli aylığı yalnızca 18 günlük beslenmeye yetiyor [O da evin kira değilse?] ve yoksulluk sınırının yüzde 12’sini karşılıyor.
*) Asgari ücret ise 22 günlük beslenme giderine yetiyor.
*) Dünya Çocuk yoksulluğundaki sıralamada, Üçüncü olan ülkemizde, yılın ilk 8 ayında en az 60 çocuk işçi hayatını kaybederken, bu ölümlerin 33’ü yaz tatili döneminde yaşandı.
(Basından)
Yani çocuklarımız tatilde çalışırken dahi hayatını kaybediyor.
*) Geçim sıkıntısı sosyal yardım verilerine de yansıdı. Doğalgaz desteği için hanede kişi başına aylık gelirin 9 bin 358 liranın altında olması gerekiyor. 2026’nın ilk dokuz ayında 620 bin 464 haneye destek verilirken, bu hanelerde yaklaşık 1,9 milyon kişi yaşıyor.
*) Aylık 4 bin TL KYK bursuyla artık yalnızca 57 öğün yemek alınabiliyor. Günde iki öğünün aylık maliyeti 4 bin 200 TL’ye çıktı. Devlet üniversitelerinde fiyatlar 100 TL’ye, vakıf üniversitelerinde ise 270 TL’ye kadar yükseldi.
*) 2026 Küresel Emeklilik Endeksi’nde Türkiye, 44 ülke arasında 42’nci sırada yer aldı. Genel puanı 42’den 39’a gerileyen Türkiye; sağlık, maddi refah, yaşam kalitesi ve emeklilik finansmanında puan kaybetti. Türkiye, sıralamada yalnızca Kolombiya ve Hindistan’ın önünde yer aldı. Yani Hint fakirleriyle yarışıyoruz.
*) Türkiye’de çalışanların yüzde 76’sının maaşı ay sonunu görmeden tükeniyor. Her 100 kişiden 88’i, maaşı yatar yatmaz kira, fatura ve kredi kartı gibi zorunlu harcamalarını yapıyor. 11,2 milyon kişinin asgari ücretle geçindiği ülkede birikim yapabilenlerin oranı yalnızca yüzde 8.
SOSYAL YARDIMLAR BAŞARI KRİTERİ Mİ! YOKSA EKONOMİK ENKAZ MI?
Siyasi iktidar ise bu tabloyu ‘Sosyal Yardımları’ bir refah devleti başarısı gibi ifade etmeye devam ediyor olsa da, yoksulluğu bitirmiyor. Tam tersine Fakirleşmiş halimizi gözler önüne seriyor.
Günde 15 Bin Kişinin “SOSYAL YARDIM” için Başvurduğu ülkemizde, sosyal yardımlar çözüm değildir. Asıl çözüm vatandaşın düzenli gelirini ve alım gücünü artırmaktan geçiyor.
Asgari ücret, Emeklinin maaşı, KYK Bursları! Nerdeyse her yerde “Açlık sınırının altında”yız.
En kötüsü de işsizlik. Kısacası Çalışmayanda, Çalışanda, yıllarca Prim ödeyen Emekli de, Üniversiteli öğrenci de dolayısıyla Çocuklarımız yeterli eğitim alamadıkları gibi dengeli beslenemiyor. Meclisteki Pirzola parasına, okul kantininde çocuklar tost dahi yiyemiyorsa! Çocuklarımıza adaletten söz edemeyiz.
Ülkemizde ailelerin karşı karşıya olduğu ekonomik tablo;
*) Çocukların yüzde 36,8’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında.
*) Taksit ödemesi ya da borcu bulunan Ailelerin oranı ise yüzde 56,4’e kadar yükseldi.
iktidarın yapboz tahtasına çevirdiği eğitim politikaları ve ekonomik kriz ile nasıl bir çıkmaza sürüklendiğimizin sonucu, her 3 çocuktan birinin yoksul olduğu, her 5 çocuktan birinin eğitimden, üretimden koparıldığı bu karanlık dönem sadece ileride onarılması, tedavi edilmesi zor “amaçsız kuşaklar” yetiştirecektir.
Çocuklar eğitimde, iş, zanaat sahibi olması gereken öğrenim çağında, hep yoksul olmaktansa, ”köşeyi dönmüş” Çete Reisi olmak yolunu seçiyor.
Özellikle varoş semtlerde Cezaevinde olmayı şan, şeref sayacak hâle gelmiş durumdadır. Ne yazık ki Çeteleşme, uyuşturucu kullanma yaşı 13/15 yaşına gelmiş durumdadır.
Yoksulluğu kader olmaktan çıkaracak eğitim, öğretim sistemi, sömürüye açık çocuk işçiliğini öne çıkaran “Mesem” projesi ile hiç olmaz.
Yani ülkemizde her 3 çocuktan 1’i en temel ihtiyaçlarına ulaşmakta zorlanıyor ise, Çocuklarımızda gelecekten umudunu kesip, 13/15 yaşında “Çeteleşmeyi” çözüm, okula Müzik aleti yerine Pompalıyla gidiyorsa? Yoksulluk, acilen çözülmesi gereken ‘ÜLKE SORUNU’ olmuştur.
EMEKLİ, ASGARİ ÜCRETLİ, FAKİR FUKARA HALKIMIZ ÖLÜMLERDEN ÖLÜM BEĞENMEK DEĞİL! İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR!
ZAM ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN!
İŞSİZLİĞE PAHALILIĞA ZAMMA ZULME SON!
İPSD GENEL MERKEZİ

You may also like

Leave a Comment

Tarihçe

ipsd
Gerekçemiz aynı gerekçedir. 1968 yılında kurulan İPSD’nin bugün de gerçekliğini korumaktadır.

Basın Açıklamaları

Son Haberler

@2024 – Tüm hakları saklıdır.