10
Sabır iste
Kader de
Ete süte peynire dokunamıyoruz
Kirayı faturayı ödeyemiyoruz
En insani temel ihtiyaçlarımızı alamıyoruz

ŞÜKÜR ile karın doyar mı?
BU BAKAN “BAŞKA BAKAN”
İşsizlere işveren ağzıyla “karşı taraf ” diyebilecek kadar da TARAFI BELLİ.
Tasarruf tedbirlerinden söz ediyor, konuyu asgari ücretlilere, emeklilere getiriyor. Gündemlerinde lüks, israfa, şatafatlı devlet masraflarına son vermek, hatta her vekile bedava 12 adet, ücretsiz ‘İMPLANT’ diş yaptırmak kaldırıldı! benzeri önlemler alma yok!
VARSA YOKSA EMEKLİ EMEKÇİ!
Bakan Işıkhan “ZOR KOŞULLARDA OLSAK BİLE ÇOK ŞÜKÜR EMEKLİNİN MAAŞINI ÖDÜYORUZ” dedi. Sormazlar mı bakana Kıbrıs Savaşında bile maaşlar ödendi, bilmediğimiz bir harp mi oldu?
Yani düşük falan, filan demeyin, bunu alabildiğinize ilk önce bizlere de “DUA EDİN” demek istiyor.
Bakan Vedat Işıkhan: “2002’de net asgari ücret 184 TL idi. Bugün 22.104 TL.
Asgari ücrete nominal olarak 119 kat, reel olarak %242 artış sağladık.”
Sayın Bakan, geldiğin semt İzmir’in “Kadifekale” deki emeklilere sorsana bakalım.
Anlattıklarına nasıl tepki verecekler. Adam resmen aklımızla alay geçiyor. O zaman kendi maaşları 1000 kat reelde %10000 kat artmış olmuyor mu?
ARTIK YOKSULLUKTA EŞİTİZ!
Yüzyılın felaketi AKP’giller halkımıza zulümden başka bir şey sunmuyor.
Çocuklara bayram harçlığı verir gibi emeklilere verdikleri bayram ikramiyelerini bile taksitle vermeyi reva görenler, şimdi de, lütfen der gibi “şükür edin” demek istiyorlar.
Soygun düzeni yoksuldan alıp zengine aktarıyor ve sonucunda yurttaşlar sağlıklı beslenemiyor, sağlıklı şartlarda barınamıyor, yaşama tutunamıyor, hayal bile kuramıyor.
Ekonomik olarak çalışabilenlerin yüzde yetmişi açlık sınırının altında, Emeklilerin maaşı ev kirasını bile karşılamaz halde, en kötüsü de, işsizlerimizin hali ortada, kamu çalışanları dahi yoksulluk sınırı altında iken, eksik de olsa var olan laiklik yok edilerek, “Şükür edin, Hamdolsun!” demekle, var olan yoksulluğu ‘Din maskesi’ ile gizlemekte “kadının, çocuğun, gençliğin” umudu özgürlüğü ortadan kerte kerte kaldırıldığı ölçüde, katmerli yoksulluk yaşanıyor.
Neden yoksuluz? Örgütsüzlüğümüzden.
Bizleri soyup soğana çevirenler, bir avuç olmalarına karşın, koskoca dünya olmaları, domuzuna kadar teşkilatlı, herkesin gözü önünde olan talanları, yalanlarını din kisvesi altında sunarak, kandırmalarıyla oluyor.
Yaşadığımız tüm bu sorunlardan ancak ve ancak bu sermaye düzeninin son bulmasıyla kurtulabiliriz.
ÜCRETLER PİRE FİYATLAR DEVE!
GİTMEZ ARTIK BÖYLE BIÇAK KEMİKTE!
İŞSİZLİK VE PAHALILIKLA SAVAŞ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ