11

2022 yılında sefalette 10’ncu ülke iken 2024 yılındaki verilere göre üçüncü ülke olarak sefalette yükselmişiz…
“Steve H. Hanke’in Fortune dergisinde yaptığı analize göre, 2024’ün en sefil 17 ülkesi 2025 yılının ilk 20’sinde de yer aldı.
Türkiye, 2024 yılında beşinci sıradayken iki sıra yükseldi. Hanke, bu yükselişin başlıca nedenini ilk on ülke arasında yüzde 56,7’lik banka kredi faiz oranıyla en yüksek orana sahip olması olarak yorumladı. Enflasyon oranı 2024 yılına kıyasla düşmüş olsa da(*) yüzde 30,9 oranla yüksek seviyede kalmaya devam etti. İşsizlik oranı ise yüzde 8,4 olarak belirlendi.
Yapılan “sefalet endeksi” sıralaması şöyle:
1. Venezuela
2. Sudan
3. Türkiye
4. İran
5. Arjantin
6. Esvatini
7. Güney Afrika
8. Malawi
9. Madagaskar
10. Lübnan. “
(Basından)
Dünya haritasında yerleri bile zor bulunur.
“Esvatani, Malawi” bile bizden daha az yoksulluk, sefalet içinde imiş. Üstelik bizdeki saklanan enflasyon, işsizlik rakamları yüzünden sefalet içinde değilmişiz. Üretmeden, döviz kurlarını düşük tutmak için, yüksek faizle para topladığımızdan, borçlandığımızdan yoksullukta,sefalette iki senede ilk 10’nculuktan, şampiyonluk kürsüsünde ilk üç’e girdik.
TÜİK gerçek enflasyon ve işsizlik verilerini verseydi, herhalde birinciliği kaptırmazdık.
IMF’YE BORÇ PARA VERİYORSAK NEDEN SEFALET İÇİNDE GÖSTERİLİYORUZ?
Üstelik öylesine büyük zenginler bizden çıkıyor ise! Neler oluyor bizlere?
“IMF de kapımızda her gün her gün borç para dileniyor” öyle deniliyor ise, Niye? Neden? ‘SEFALET ENDEKSİ’nde düşmüyoruz da tavana doğru çıkıyoruz…
Üstelik bu zenginlerin sayılarını, hep hesap bilgilerini para kasalarında tutan, hiç bir yerde görünmez, ama her yerde hazır ve nazır bulunan ‘Kara Para’ aklayıcıları, bankaları, araştırmacıları veriyor:
“Knight Frank tarafından yayımlanan “The Wealth Report 2026” verilerine göre, Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda yaklaşık yüzde 93,5 artarak 2 bin 174’ten 4 bin 208’e çıktı. Türkiye, ultra zenginlerin en hızlı arttığı 3’üncü ülke oldu.”
Maşallah zengin sayısı artıyor ama açlık sınırının altında yaşayanlar da azalmıyor.
Üstelik dolar milyarderi olarak lanse edilenlerin, çoğunun fabrika sahibi olmadıkları, faiz ile para kazananlar olduğu da belirtilmiştir.
GELİR DAĞILIMINDAKİ UÇURUM
Bir seyyar satıcı, ülkemizde 50 TL ye ekmek arası köfte suyu satmaya başladığı haberi var!
“Rakamlar dünyayı yönetmez ama dünyanın nasıl yönetildiğini gösterir.” diyen ‘Gothe’ ne kadar da güzel demiş! Demek gerekir.
Çalışanların yüzde yetmişi, Ocak ayından beri asgari ücretli, emekli açlık sınırının altında kalmıştır. Bir yandan açlık, yoksulluk, bir yanda alabildiğince şaşalı, görkemli zenginlik.
Hep söylüyoruz. Neden yoksuluz ? Örgütsüzlüğümüzden.
Bizleri soyup soğana çevirenler, bir avuç olmalarına karşın, koskoca dünya olmaları, domuzuna kadar teşkilatlı, herkesin gözü önünde olan talanları, yalanlarını din kisvesi altında sunarak, kandırmalarıyla oluyor.
Hepimiz mutfaktaki enflasyon yangınını, işsiz, dar gelirli, sabit ücretli olanlar biliyoruz. Rakamları az göstermek, rakamlar üzerinde oynamak, halkımızın temel ihtiyaçlarından, boğazından, giyim, kuşamından, eğitiminden hırsızlık yapmaktır.
Enflasyon yani hayat pahalılığını, işsizliği yaratan parababaları düzenidir. En kötüsü işsizliğin, mutfaklarımızdaki enflasyon yangınının sorumluları parababalarının kâr hırsı güttüğü, insani hiçbir değer taşımayan sermaye düzenidir. Yaşadığımız tüm bu sorunlardan ancak ve ancak bu sermaye düzeninin son bulmasıyla kurtulabiliriz.
İşte bu İşsizlik ve Pahalılık Cehenneminden kurtulmanın ve insanca yaşamanın tek yolu bu sömürü ve soygun düzenine karşı örgütlü mücadele etmektir. Bu düzen son bulmadıkça doğada yaşayan tüm canlılar her geçen gün artarak zarar görecektir. Bu sorunlar yok edilmedikçe mutlu olamayız.
Derneğimiz bunun için mücadele ediyor. Unutmayalım ki “Örgütsüz Halk Köle Halktır. Örgütlü Halk Yenilmez!”
ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN!
ÜCRETLER PİRE FİYATLAR DEVE!
İŞSİZLİĞE PAHALILIĞA ZAMMA ZULME SON!
İPSD GENEL MERKEZİ
(*) TÜİK’in verilerine göre de enflasyon, işsizlik hep düşüyor olduğu halde böyle çıkıyor. Gerçek enflasyona, işsizliğe göre herhalde birinciliği kaptırmayız.