Home BASIN AÇIKLAMALARI Emeklileri Dipte, Sefalette Eşitlediniz! Gerçek Budur!

Emeklileri Dipte, Sefalette Eşitlediniz! Gerçek Budur!

by @ipsd
0 comment
2002’de en düşük emekli aylığı olarak emekliler içindeki payı yüzde 3 olan BAĞKUR tarım sigortalısını esas alıp bugünle karşılaştırmak ya bilgisizliktir, kandırmaktır ya da çarpıtmadır.
‘En düşük emekli aylığı 20 bin lira oldu. Bu rakam, göreve geldiğimizde sadece 66 liraydı, yalnızca 40 dolara tekabül ediyordu. En düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış oluyor’ denildi. Demek oluyor ki, paramız dolar karşısında da erimemiş mi yoksa? Tüm dünyaya meydan okuyan para birimi mi oldu da niye haberimiz yok? Kaldı ki, dolar üzerinden hesap yaparken bile ‘maaşlar dolar olarak arttı’ demek dahi paramızın değerini, nasıl düşürdüğünüzü de itiraf etmek olmuyor mu? Attığınız altı sıfırı da göz önüne getirirsek adı konulmamış ‘Gizli Develüasyon’ da ortaya çıkıyor.
Kıstası, peynir, kıyma, ekmek gibi yiyecek maddeleri üzerinden değerlendirsek “Enflasyon düştü” yalanı da ortaya çıkar.
2002’de Emekli maaşı: 15 Çeyrek altın
Asgari ücretli: 7,2 Çeyrek altın
2025 ‘de Emekli maaşı : 2 Çeyrek altın / kayıp – 13 çeyrek altın
Asgari ücretli: 3,1 Çeyrek altın /kayıp – 4,1 altın
Rakamlar bu kadar kör göze batacak kadar basit. AKP’nin 23 yıl süren iktidar dönemindeki uygulamalar, emeklilerin ve asgari ücretlilerin yaşam standartlarının nasıl gerilettiğini gözler önüne seriyor. Bugün emekli maaşı ile sadece 2 çeyrek altın alınabiliyor. Asgari ise 4,1 çeyrek altını adeta erimiş, işverenlerin kasasına “hediye paketi” gibi sunulmuş durumda.
Emekli son günlerinde, yüzde 90’ı ömür boyu açlığa mahkum edilmiştir.
ÇARPITMALARA KANMAYALIM!
En düşük emekli aylığı ve asgari ücret gerçeğini kendi verdikleri rakamlara bakarak ortaya koyalım.
2002’de asgari ücret 184 liraydı, en düşük emekli aylığı alan bir kişi asgari ücretin sadece 3’te 1’i kadar emekli aylığı alabiliyordu. Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 70’i aşmıştır şeklindeki iddialar ortaya atılıyor.
Bu iddialar gerçek dışıdır.
Doğru bilgiyi Cumhurbaşkanlığı Strateji Bütçe Başkanlığı (SBB) verilerinden, devletin resmi verilerinden aktaralım:
Aralık 2002’de AKP geldiğinde asgari ücret 184,3 TL’ydi.
Peki, en düşük işçi emekli aylıkları 2002’de neydi?
*) En düşük işçi emekli aylığı 2002’de 257 TL’ydi (asgari ücretin yüzde 39 üstünde)
*) En düşük memur emekli aylığı 2002’de 376 TL’ydi (asgari ücretin iki katından fazla)
*) En düşük BAĞKUR esnaf Aylığı 2002’de 150 TL’ydi (asgari ücretin (yüzde 81’i)
*) En düşük BAĞKUR tarım emekli aylığı 2002’de 66 TL’ydi (asgari ücretin yüzde 36’sı)
BUGÜN DURUM NE?
*) En düşük emekli aylığı (20 bin TL) tüm gruplar için asgari ücretin yüzde 71’i)
*) BAĞKUR tarım emekli aylığı dışındaki ücretlilerini tüm emekliler kaybetmiş. İşçi ve memurlar çok büyük kaybetmiş. BAĞKUR emekli aylıklarının toplam içindeki payı ise sadece yüzde 13.
*) İşçi ve memurun emekli aylıkları içindeki payı ise yüzde 87.
*) BAĞKUR tarım emeklileri payı yaklaşık yüzde 3.
En düşük işçi emekli aylığı 2002’de asgari ücretin yüzde 39 fazlasıydı. Bugün en düşük işçi emekli aylığı, bu hesaba göre 39 bin 24 TL olmalıydı.
En düşük memur emekli aylığı 2002’de asgari ücretin yüzde 204’üydü. Bugünün en düşük memur emekli aylığı ise, hesaba göre 57 bin 273 TL olmalıydı.
Bizdeki emeklileri, kıskananların ülkelerinde Emekliler “kıdemli vatandaş” olarak anılırken, bizim ülkemizde emekliler “sürünen, fazla yaşadıkları için bütçeye yük vatandaş” olarak anılıyor, görmezden geliniyor. Oysa emeklilik bir yük değil, bir haktır.
En düşük emekli maaşı, asgari ücret maaşı açlık sınırına değil “Asgari Yaşam Standardı” seviyesine çıkarılmalı, hastanelerde katkı payları kaldırılmalı, emeklilere ücretsiz ve nitelikli sağlık hizmeti sağlanmalıdır. Emekliler sadaka değil, alın terlerinin karşılığını istiyor.
SAHİP OLDUKLARI SERVET BİZDEN ÇALDIKLARIDIR!
Soygun düzeni yoksuldan alıp zengine aktarıyor ve sonucunda yurttaşlar sağlıklı beslenemiyor, sağlıklı şartlarda barınamıyor, yaşama tutunamıyor, hayal bile kuramıyor.
Ekonomik olarak çalışabilenlerin yüzde yetmişi açlık sınırının altında, emeklilerin maaşı ev kirasını bile karşılamaz halde, En kötüsü de, işsizlerimizin hali ortada, Kamu Çalışanları dahi yoksulluk sınırı altında iken, eksik de olsa var olan laiklik yok edilerek, Şükür edin, Hamdolsun! demekle, var olan yoksulluğu din maskesi ile gizlenmekte “kadının, çocuğun, gençliğin umudu özgürlüğü ortadan kerte kerte kaldırıldığı ölçüde, katmerli yoksulluk yaşanıyor.
ARTIK YOKSULLUKTA EŞİTİZ!
Neden yoksuluz? Örgütsüzlüğümüzden.
Bizleri soyup soğana çevirenler, bir avuç olmalarına karşın, koskoca dünya olmaları, domuzuna kadar teşkilatlı, herkesin gözü önünde olan talanları, yalanlarını din kisvesi altında sunarak, kandırmalarıyla oluyor.
Hepimiz mutfaktaki enflasyon yangınını, işsiz, dar gelirli, sabit ücretli olanlar biliyoruz. Rakamları az göstermek, rakamlar üzerinde oynamak, halkımızın temel ihtiyaçlarından, boğazından, giyim, kuşamından, eğitiminden hırsızlık yapmaktır.
Enflasyon yani hayat Pahalılığını, işsizliği yaratan Parababaları düzenidir. En kötüsü işsizliğin, mutfaklarımızdaki enflasyon yangınının sorumluları parababalarının kâr hırsı güttüğü, insani hiçbir değer taşımayan sermaye düzenidir. Yaşadığımız tüm bu sorunlardan ancak ve ancak bu sermaye düzeninin son bulmasıyla kurtulabiliriz.
İşte bu İşsizlik ve Pahalılık Cehenneminden kurtulmanın ve insanca yaşamanın tek yolu bu sömürü ve soygun düzenine karşı örgütlü mücadele etmektir. Bu düzen son bulmadıkça doğada yaşayan tüm canlılar her geçen gün artarak zarar görecektir. Bu sorunlar yok edilmedikçe mutlu olamayız.
Derneğimiz bunun için mücadele ediyor. Unutmayalım ki “Örgütsüz Halk Köle Halktır. Örgütlü Halk Yenilmez!”
ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN!
İŞSİZLİĞE PAHALILIĞA ZAMMA ZULME SON!
İPSD GENEL MERKEZİ

You may also like

Leave a Comment

Tarihçe

ipsd
Gerekçemiz aynı gerekçedir. 1968 yılında kurulan İPSD’nin bugün de gerçekliğini korumaktadır.

Basın Açıklamaları

Son Haberler

@2024 – Tüm hakları saklıdır.