16
TÜİK’E GÖRE :İŞSİZLİK 33 AYDIR TEK HANEDE!
Keşke hayat hep TÜİK’in dedikleri gibi, ‘hayat bayram olsa’, ‘enflasyon hep tek hanede’, çoğunlğumuz “mutlu ve umutlu”, kalkınma hızımız Japonya’yı bile geçmiş olsa….
İşsizlik kağıt üzerindeki düşüşe rağmen yakıcılığını koruyor. İnsanlar iş bulamadıkları için iş aramaktan vazgeçiyor veya piyasa dışına itiliyor. İşsizlik azalmadığı gibi, çalışanlara: “işsizlik var” diyerek baskı kurarak, az işçiyle, çok iş yaptırarak, kârlarına, kâr katmaktalar.
İŞKUR verileri: 2.4 milyonluk işsizin sadece yüzde 18.8’i işsizlik ödeneği alabildi. O zaman yüzde 81,2’nin hakkını kim aldı?
Yeni Bakış gazetesinde çıkan haberde İPSD’nin görüşüne de yer verdiler. Emeklerine sağlık.

RAKAMLAR ÖRTÜŞMÜYOR
Türkiye İstatistik Kurumu’na göre (TÜİK) işsizliğin 33 aydır tek hanede olduğunu dile getiren İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği Başkanı Nesibe Gencer, “Ancak sokakta, evde, iş arayanlarda hissedilen gerçeklik bu rakamlarla örtüşmüyor. Keşke hayat da resmi verilerde anlatıldığı gibi olsaydı. Keşke enflasyon hep düşük kalsaydı, çoğunluk mutlu ve umutlu yaşasaydı. Ama yaşananlar bunun tam tersini gösteriyor. DİSK-AR verilerine göre 5,2 milyon kişi iş aramıyor ama çalışmaya hazır. Bu insanlar tembel oldukları için değil, defalarca kapıdan döndükleri, umutsuzluğa itildikleri için artık iş aramıyor. Gençlerin önemli bir bölümü ne eğitimde, ne istihdamda, ne de iş arama sürecinde. “Ev genci” denilerek geçiştirilen bu durum, aslında sistemin ürettiği bir çaresizlik. Bu gençler üretimde ve eğitimde olsaydı, ülkenin geleceği bambaşka olurdu. Son yıllarda 13 yaş altına kadar inen sokak çetelerinin ve suç gruplarının arkasında da çoğu zaman bu dışlanmış gençlik gerçeği vardır. İşsiz bırakılan, umutları kırılan gençler kolayca suça sürükleniyor. İşsizlik sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir sorundur” diye konuştu.
“PİYASANIN DIŞINA İTİLİYOR ”
“Bugün 10 işsizden 8’i işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor” diyen Pahalılıkla Savaş Derneği Başkanı Nesibe Gencer, “Yaklaşık 2,2 milyon kişi, adına kurulmuş bir fondan faydalanamadan hayat mücadelesi vermek zorunda kalıyor. Resmi rakamların gizleyemediği gerçek, her üç kişiden birinin ya işsiz ya güvencesiz ve eksik istihdam edilmekte olduğudur. Açlık sınırının 32, yoksulluk sınırının 98 bin lirayı aşmasına rağmen milyonlar bu rakamların çok altında gelirle yaşamaya zorlanmakta. Vekiller maaşlarının yetmediğinden söz ederken, halk geçim mücadelesi veriyor. İşverenler yeni personel almak yerine mevcut çalışanlara daha fazla iş yaptırıyor. Az işçiyle çok iş üretilmekte, kârlar büyürken emekçiler tükenmektedir. Geniş tanımlı işsizlik ve atıl işgücü oranları, ülkede çalışmaya hazır her üç kişiden birinin emeğinin karşılık bulamadığını gösteriyor. İnsanlar iş bulamadıkları için iş aramaktan vazgeçmekte ya da piyasanın dışına itiliyor. Kağıt üzerinde işsizlik düşerken, gerçek hayatta işsizlik derinleşiyor. İşsizlik azalmıyor, görünmez hâle getiriliyor. Bunun bedelini gençler, emekçiler ve yoksullaşan toplum ödüyor” dedi.
( 12/2/2026 Yeni Bakış gazetesi )
ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN!
İŞSİZLİĞE PAHALILIĞA ZAMMA ZULME SON!
İPSD GENEL MERKEZİ