22

Çocukları mı koruyalım?
Öğretmenleri mi koruyalım?
Ağaçları mı koruyalım?
Doğayı mı koruyalım?
En kötüsü de!
Aklımızı nasıl koruyalım?
Dün Şanlıurfa..
Bugün Kahramanmaraş!
Gün geçmiyor ki, Laik, Bilimsel eğitimden nasibini alamamış birilerinin yaşamın her alanında, Sokakta, Okulda, Kampüste, Evde, Ulaşım araçlarında şiddetine şahit oluyoruz.
Son günlerdeki “Okul içindeki Şiddet” olayları, ‘Çürümüş Amerikan Toplumu’ndaki olağanlaşan “Okul basmayı”, Bizdeki işsiz, avare bırakılmışlar “Bilgisayar oyunu” derecesine indirmiş halde görmeleri ve uygulamaları, gelecek nesillerde, var olacak amansız hemen tedavi edilmesi gereken, gelir geçer “çocukluk hastalığı” değildir. Son günlerdeki olaylar da bu tespiti ne yazık ki destekler haldedir.
Türkiye’deki gençlerin üçte birinin, yaklaşık 6 buçuk milyon kişinin ne eğitimde ne de istihdamda, ne de iş aramakta olmayınca, Özellikle Gecekondu semtlerinde, Fabrika gibi toplu İş yerlerinde çalışan sayısı azalmakta, en kötüsü de uyuşturucu batağına saplanmakta, iş uğraşı olarak “Çeteleşmeyi” de meslek olarak yapmaktalar.
Bu durum dünyanın hiçbir yerinde olmayacak “ev genci”ni, normal, kalıcı hale getirdi. Bu gençlerin çeteleşmesi sadece Sokak egemenliği ile Akran zorbalığıyla da sınırlı kalmıyor.
Kıt kanaat geliriyle eğitim gören gençler ne zaman haksızlıklar, torpil, liyakatsız, diplomasız adam kaydırma, yönetimin gericiliğine, yurtların yetersizliğine, emniyetsizliğine, gayri Sıhhîliğine karşı dursa! Tarikat – Cemaatler tedrisatından geçmişler, herkesin gözü önünde Pala ile saldırıyor. Hatta, kanun dışı sokak torbacılarını bile yedeklerine alarak ŞİDDET yapıyorlar.
Şiddet Eğilimini bitirmek, salgın hastalık derecesine gelmesini bitirmek, sadece “Demokratik, Laik, Bilimsel eğitimle bitmez. Yoksulluğu, işsizliği bitirmekle olacaktır.
İktidarın bahşettiği yoksulluk sadece Emekliyi, asgari ücretliyi de esir almıyor! Gençlerin umutlarını da, hayallerini de, yaşam zevklerini de bitiriyor. İş bulabilen gençte sefalet ücreti yani asgari ücretle yaşam mücadelesi veriyor.
Yoksulluk içten içe, amaçsız şiddet eğilimini de beraberinde getiriyor.
Sorunun ana kökeni burada….
Geleceğimiz olan çocuklarımıza ve onları yetiştiren öğretmenlere sahip çıkmak, şiddete sebep olan “İŞSİZLİK, PAHALILIK, CAHİLLİK” düzenini bitirmek, hepimizin görevidir.
İŞSİZLİK VE PAHALILIKLA SAVAŞ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ