8

EMEĞİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK OLSUN BASIN EMEKÇİLERİ.
Konu: hepimizin sorunu, Kırmızı et fiyatları el yakıyor, kendi kuzumuzu ülkece dahi yiyemiyoruz. Artık tenceremizde et yerine dert kaynıyor.
“ET ALAMAYAN KARNINI KEMİKLE DOYURUYOR”
Yürekten Kıyma
İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği Şube Yöneticisi Adnan Gürcan Dalıcı “Vatandaşlar eskiden hayvanların çöpe atılan kısımlarına rağbet ediyor. Böbrek, ciğer, yürek, işkembe, paça gibi kısımlar etten ucuz. Vatandaş sakatatı alıyor ve kıyma olarak çektiriyor. Yürekten kıyma yiyor. Dar gelirliye etin kokusu bile lüks” dedi.
Etin kokusu bile lüks
Kırmızı et fiyatlarının el yaktığını belirten İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği Yöneticisi Adnan Gürcan Dalıcı ise “Kendi koyunumuzu bile yiyemez hale geldik. Ülkemizde kırmızı et, son iki yılda yaşanan rekor fiyat artışlarla vatandaşın sofrasından tamamen çekildi. Temel besin kaynağı olmaktan çıktı. Lüks tüketime dönüştü. İki yılı aşkın süredir yürüttüğü ekonomi programında kırmızı et cephesinde hedeflediği sonucu elde edemedi. Tam tersine fiyatlar daha da tırmandı. Et fiyatlarının en büyük girdisi olan yem, Türkiye’de büyük ölçüde ithalata bağımlı” ifadelerini kullandı.
Vatandaşlar eskiden rağbet görmeyen yerlerinden satın almaya başladı. Sakatata yöneldiler. Böbrek, yürek, ciğer, işkembe alıyorlar. Onlar etten ucuz. Özellikle yürek çok satılıyor. Vatandaş sakatatı alıyor ve kıyma olarak çektiriyor. Yürekten kıyma yiyor. Artık halk etin kendisine değil, sakatata yöneliyor. Kasap tezgahlarında ciğer, yürek, dalak kelle ve paça yeniden rağbet görmeye başladı. Çünkü dar gelirli için “etin kokusu” bile ulaşılamaz hale geldi. Gerçek et, mutfaklardan silinip yerini “sakatat ekonomisi” aldı” sözlerine yer verdi.
8 /11/2025 Yeni Bakış gazetesi
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) raporuna göre:
“Türkiye, kişi başına düşen kırmızı et tüketiminde dünya ortalamasının oldukça gerisinde, 16,6 kg olarak görünüyor.”
Son dönemde şap hastalığı gibi sorunlarla boğuşan hayvancılık sektörünü, İnanılmaz kötü ve yönetilmeyen bir dönemden geçiyor.
Tarım Bakanlığı’nın, gördüğü tek çözüm: ithal et
Bakanlık neredeyse “ithalat bakanlığına” döndü. Sadece nereden nasıl et ithal edip fiyatları sabit tutarız, bunu düşünüyorlar.
Oysa ki bu kadar geniş meraları, madencilik yasası ile “Maden sahası” yerine, hayvan yetiştirmeye, ‘kooperatifler’ aracılığıyla verilseydi! Komşu ülkelerden daha da ucuza et yerdik, köylümüzde kazanır, “köyden kente göç” de biterdi.
ONLARIN TENCERESİNDE ET BİZİMKİNDE DERT KAYNIYOR DERT!
ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN!
İŞSİZLİĞE PAHALILIĞA ZAMMA ZULME SON!
İPSD GENEL MERKEZİ