7
EMEKLERİ SÖMÜRÜLÜYOR
MESEM’in çocuklarımızı eğitimin güvencesinden koparıp ucuz iş gücü olarak gören karanlık bir yapıya dönüşmüş durumda olduğunu dile getiren İşsizlik Ve Pahalılıkla Savaş Derneği Şube Yöneticisi Adnan Gürcan Dalıcı, “MESEM kapsamında meslek lisesi öğrencileri, çıraklık eğitiminin temel aşamalarını bile almadan, işin teknik bilgisini öğrenmeden iş yerlerine gönderiliyor; sadece hammaliye, ağır iş yükü ve yetişkin sorumluluklarıyla baş başa bırakılıyorlar. Bununla birlikte Kimya, Fizik, Matematik gibi temel derslerden geri kalıyor; yani hem emekleri sömürülüyor hem de eğitim hakları ellerinden alınıyor. Üstelik artık yalnızca sömürü değil, ölüm gerçeğiyle yüz yüzeyiz. Son dönemde MESEM öğrencilerinin yaşamını yitirdiği haberler, sistemin çocukları nasıl bir tehlikenin ortasına attığını acı bir şekilde ortaya koyuyor. Denetimsiz, kontrolsüz ve tamamen piyasa ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş bu düzen, çocuk işçi ölümlerinde dramatik bir artışa yol açıyor. Küçücük yaşta fabrikalarda, tarlalarda, atölyelerde çalışan çocukların hayatını kaybetmesi toplum olarak içinde bulunduğumuz çöküşün en ağır göstergelerinden biri. Ailelerin derinleşen işsizlik, pahalılık ve güvencesizlik nedeniyle çocuklarını çalıştırmak zorunda kalması ise bu tablonun başka bir trajik yüzü” dedi.
EĞİTİM SÜRELERİ KISALTILIYOR
MESEM uygulamasının, gerçekte çocuk işçiliğini resmileştiren bir düzenleme olduğunu vurgulayan Dalıcı, “Şimdi ise bu uygulamayı meşrulaştırmak çocuklarımızı para babalarına peşkeş çekmek için eğitim süresini kısaltmak peşindeler. Bunun sonucunda çocuklarımızı çocuk işçiliğine, çocuk evliliklerine mahkum etmekteler. Milli Eğitim Bakanlığı ve patronların isteyerek kurdurttuğu sistem, yaşanan her bir çocuk işçi ölümünün baş sorumlusudur” diye KONUŞTU.
(6 Aralık 2025 /Yeni Bakış gazetesi)
Her gün yeni bir “kara haber” ile karşılaşıyoruz. Birinin acısı taze iken ! Ardından yine gelen “kara haber”…
İktidarının karanlık bilançosu:
1084 çocuk işçi iş cinayetlerine kurban edildi.
Bu kadar insan canıyla, geleceğimiz gençlerin eğitiminde, yaşamında, yaşam, hayat güvencesinde sorumsuzluk! Hiçbir dönemde yaşanmadı.
İktidara geldikleri günden beri “dindar nesil” söylemiyle toplum mühendisliğine soyunan iktidarın, çocukları korumak yerine onları daha da güvencesiz çalışmanın içine itmiştir.
MESLEKİ EĞİTİM adı altında yürütülen MESEM uygulaması, gerçekte çocuk işçiliğini resmileştiren bir düzenlemedir.
Oysa her içtenlikli insan, Mustafa Kemal’in “Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar” sözünü rehber edinir. Çocuklara sevgi, saygı ve güvenli bir gelecek sunmak bir toplumun en temel insanlık görevidir. Ancak kâr hırsıyla gözü dönmüş bu düzenin temsilcileri için çocuklarımız yalnızca ucuz emek olarak görülmektedir.
Bugün toprağa düşen her çocuk işçinin kanı, bu aşağılık düzeni sürdürenlerin ellerindedir. Bizler çocukların öldüğü değil, özgürce büyüdüğü bir ülke için mücadele etmeye devam etmekte kararlıyız.
İPSD GENEL MERKEZİ
