5

ÇOCUKLARIMIZIN KARNI DA SAYENİZDE ZİL ÇALIYOR!
BİR ÖĞRENCİNİN VELİYE MALİYETİ ASGARİ ÜCRETİ GEÇİYOR!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan:
“Nasıl bugüne kadar Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde memurlarımıza en ileri hakları ve ücret iyileştirmelerini yaptıysak bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz, hiçbir vatandaşımızı, hiçbir memurumuzu Türkiye Yüzyılı’na yakışan bir süreç içerisinde enflasyona ezdirmeyeceğiz” dedi ve yürüdü, gitti.
Bizde inandık. TÜİK değil CHP’li Vekil Cevdet Akay hesaplamış:
“7 yılda kırtasiye harcamaları yüzde 1732, giyim masrafı yüzde 1158, ulaşım masrafı yüzde 1184, beslenme harcaması yüzde 781 oranında artış gösterdi. Yani bir öğrencinin okul maliyetinin son yedi yılda ise yüzde 1074 oranında arttığını tespit ettik….”
KALEM, BESLENME, KIRTASİYE DE LÜKS!
Masraflar 7 yılda yüzde 1074 arttı!
*) 2018’de 6 bin 753 TL olan kırtasiye, giyim, beslenme ve ulaşım giderleri
*) 2025 yılında 79 bin 256 liraya çıktı.
*) 2018 yılında kırtasiye 130 lira
*) 2025 yılında 2 bin 394 lira
*) 2018 yılında giyim masrafı 337 lira
*) 2025 yılında 4 bin 250 lira
*) 2018 yılında beslenme menüsü 2 bin lira
*) 2025 yılında 17 bin 712 lira.
*) 2018 yılında servis ücreti 4 bin 275 lira
*) 2025 yılında 54 bin 900 lira.
Hesaplar ortada Asgari ücretle çalışanlarının, çocuklarının eğitim, öğretim hesaplamalarını yapanlar bu hesapları bilmiyor mu?
Bal gibi olmasa da ‘zehir gibi’ biliyorlar.
Rakamlara abartı diyecekler?
“Her tarafta İmam-Hatip okulu var! Oraya yaya gönderip, servis ücreti vermezsiniz, olur biter. Zaten İmam-Hatip her sınavda yüz üzerinden yüz çekmiyor mu? Al sana, çocuklarına eğitim, öğretim…
Fakirleştirilmiş halk çocuklarının Laik-Bilimsel eğitimde olmasını istemiyorlar, çareyi de, Parasız Tarikat, Medrese eğitimini adres gösterenlerin, her nedense kendi çocukları yurt dışında, paralı, yabancı dille eğitimde!
Okulların açıldığı günden itibaren, okul kantininde geçerli olacak, gevrek, boyoz, yumurta, peynir 20 lira ve İzmir’e has kumru 35 lira, vb. fiyatları belli olmuş. Tost fiyatları belli olmayınca, gevrek ile ayran hesabı bile olsa asgari ücretle çalışanların, yoksullukla boğaz boğaza gelmiş, halkımızın çocuklarında, artık ders zili sadece karınlarında çalacak.
Çocuklarımız böylesine beslenmeden büyümeye, açlıkla çarpık eğitimi almak zorunda değildir.
Kısacası ortaya çıkan resmi, gayri resmi rakamlar her 3 çocuktan birinin şiddetli yoksulluk yaşadığı gerçeğidir.
EKMEĞİN KARNEYLE VERİLDİĞİ DÖNEMDE BİLE PEYNİR ET FİYATINI GEÇEMEZDİ!
İkinci Emperyalist Evren Paylaşım Savaşına girmedik. Savaşan ülkelerde Enflasyon yüzde 35 – 65 gibi olurken pahalılık bizde yüzde 300’lere kadar, Tefeci Bezirgan Hacıağa sermaye ve iktidarın kayırdığı karaborsacılar eliyle vurgun üstüne vurgun yapıyorlardı. Üretecek genç erkekler, senelerce sürecek askerlik ile vazifeliydi. Kadınlar, ihtiyarlar, çocuklar ile yapılabilen üretimle, ağanın, vurguncu Tefeci Bezirgandan arta kalabilenle hayata tutundular. Ne kadar kadar sağlıklı nesil olabilirlerdi?
YOKSULLUK ÇOCUKLARIN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR
Yoksulluk, çocukların sağlığı üzerinde oldukça fazla olumsuz etkiye sahip. Yoksulluk içinde büyüyen çocuklar, sağlıklı bir yaşam için gereken asgari fiziki şartları sağlayamayan barınma koşulları altında hayatlarını sürdürmek zorunda kaldıkları ve gerekli beslenme şartlarına sahip olamadıkları için yoksul olmayan çocuklara göre daha fazla sağlık sorunu yaşıyor. Kimi zaman açlık sorunuyla da karşı karşıya kalan çocuklar, sağlık sorunu yaşadıkları zaman da gerekli tıbbi desteği almakta zorlanıyor.
Örneğin okul ve sağlıklı beslenme programlarının okula devam süresini 2,5 / 3 yıl kadar uzattığını ortaya koyan çalışmalar mevcuttur. Çocuklar yoksulluk ve dolayısıyla yetersiz beslenmeden kaynaklanan bodurluk, kısa boyluluk, aşırı zayıflık gibi sağlık sıkıntıları nedeniyle eğitimlerine devam edememe veya eğitim sürecinde istenilen gelişimi gösterememe riski ile karşı karşıya kalmaktadır.
ÖĞRENCİLER OKULA BESLENMESİZ GİDİYOR
Yoksulluk milyonlarca çocuğu açlığa mahkum etti. Gıda maddelerine gelen fahiş zamlar karşısında alım gücü giderek eriyen aileler, çocuklarının beslenme ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma geldi. Ülkemizde her 4 çocuktan biri okula aç gidiyor.
YOKSULLUK KADER DEĞİLDİR
Yoksulluk Parababalarının Sömürü ve Soygun düzeninin bir sonucudur. Bundan, bu sömürü ve soygun düzeninin devamına hizmet eden başta AKP’giller olmak üzere tüm Burjuva partileri sorumludur. Bu sömürü ve soygun düzenine son vermedikçe yoksulluk ortadan kalkmaz. Emekçi halkımız İşsizlik ve Pahalılık cehenneminde inim inim inlemeye devam eder. Bundan kurtulmanın tek yolu Parababalarının Sömürü ve Soygun düzenine karşı örgütlü mücadele etmektir. Unutmayalım ki; Örgütsüz Halk Köle Halktır, Örgütlü Halk Yenilmez!
İŞSİZLİĞE PAHALILIĞA ZAMMA ZULME SON!
VATANI KORUMAK ÇOCUKLARI KORUMAKLA BAŞLAR
DOYSAK ÇIPLAĞIZ GİYİNSEK AÇIZ!
ZAM ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN?
İPSD GENEL MERKEZİ