6

TÜİK’e göre: “2025’te aylık kişi geliri de 59, 350 lira” imiş.
Enflasyonun yükselmesi artık fark etmez, TÜİK’e göre 7’den 70’e herkes ayda 59 bin liradan fazla kazanıyormuş. Sorun yok…
TÜİK verilerine göre: Şubat ayında enflasyon yüzde 2.96 olurken, yıllık enflasyon yüzde 31,53.
ENAG’a göre: Şubat 2026’da enflasyon yüzde 4,01 yıllık enflasyon ise yüzde 54,14 seviyesinde gerçekleşti.
Bu ne demek?
Daha yılın başında, açlık sınırının altında kalan emekçinin ve emeklinin cebinden binlerce lira yine buhar oldu.
28 bin 75 TL asgari ücretin alım gücü, TÜİK’in hesabına göre sadece 2 ayda yaklaşık 2.224 TL. 20 bin TL en düşük emekli maaşının alım gücü ise yaklaşık 1.589 TL düştü.
En gerçeğe yakın rakamları veren ENAG hesaplarına göre asgari ücretlinin 4 bin lirası, emeklilerin de 3 bin lirası, hayatın pahalanması sonucunda, cebinden çalındı.
ENFLASYONUN SEBEBİ NEYMİŞ?
“Meyve – sebze zamlarının gündemden düşmediği 2025 ‘te Türkiye yüzde 3,6 büyürken, tarım yüzde 8,8 küçüldü. 2025, tarımda 2001 sonrası en kötü yıl oldu, vatandaşın geçim derdi büyüdü.” (Sözcü gazetesi /5 Mart 2026)
“Faiz sebep enflasyon sonuç mu?”
Hiç te bile öyle olmadı. Enflasyon yükselmeye son gaz devam ettikçe ‘Kuraklık’ ardından ‘soğuk hava’ mazeretleri geldi…
Şimdiki sebep “Marul, Salatalık, biber, kabak oldu.”
Önümüzdeki ay için de sebebi şimdiden belli.
“Komşularda savaş var. Dolayısıyla zamlara hamdolsun deyin…!”
Onu da duyacağız.
ENFLASYONUN GERÇEK SEBEBİ
Enflasyon: Hayatın Pahalılaşmasıdır.
Sebebi nedir? Karşılıksız para basmaktır.
Karşılıksız para neden basılır? Pahalı, lüks Devletin masraflarına yetişemeyince, yani gelir, gideri karşılayamıyınca kâğıt paralar gıcır gıcır piyasaya sürülen olur.
Enflasyon yangınının sorumluları parababalarının kâr hırsı güttüğü, insani hiçbir değer taşımayan sermaye düzenidir. Yaşadığımız tüm bu sorunlardan ancak ve ancak bu sermaye düzeninin son bulmasıyla kurtulabiliriz.
Bilinçsiz üretim, ticaret politikaları, üretmeden devletin aşırı İSRAF, masrafları yüzünden bu haldeyiz. Ülkemizin şu andaki görünen durumu da bundan ibarettir.
İşte bu İşsizlik ve Pahalılık Cehenneminden kurtulmanın ve insanca yaşamanın tek yolu bu sömürü ve soygun düzenine karşı örgütlü mücadele etmektir. Bu düzen son bulmadıkça doğada yaşayan tüm canlılar her geçen gün artarak zarar görecektir. Bu sorunlar yok edilmedikçe mutlu olamayız. Derneğimiz bunun için mücadele ediyor. Unutmayalım ki; “Örgütsüz Halk Köle Halktır. Örgütlü Halk Yenilmez!”
ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN!
İŞSİZLİĞE PAHALILIĞA ZAMMA ZULME SON!
İPSD GENEL MERKEZİ