Home BASIN AÇIKLAMALARI HAZİRAN AYI AÇLIK-YOKSULLUK SINIRI BELLİ OLDU!

HAZİRAN AYI AÇLIK-YOKSULLUK SINIRI BELLİ OLDU!

by @ipsd
0 comment
HAZİRAN AYI AÇLIK – YOKSULLUK SINIRI BELLİ OLDU!
*) AÇLIK SINIRI :48 bin 619 Lira
*) YOKSULLUK SINIRI :119 bin 344 Lira
*) Bekar Çalışanın Yaşama Maliyeti: 77 bin 197 Lira’cık !
2026 yılında da 28 bin 075 lira alan asgari ücretli bir çalışan 48 bin 619 lira olan açlık sınırının %73,18 altında ücret alarak sadece karnını doyurabilmesi dahi mucizedir.
Bu beslenme hesaplamalarında da zannedilmesin, Vekillerin iftar sofrasında yediği “Keşkek yatağında Antrikot” gibi yemekler üzerinden yapılıyor. Bunu da belirtelim.
Sağlıklı beslenmenin maliyeti günlük 1.620 lirayı geçerken her yıl olduğu gibi 2026 yılında da asgari ücret açlık sınırının altında kaldı.
EMEKLİLERİN, ASGARİ ÜCRETLİLERİN HALİ PERİŞAN!
Ekmekten süte, etten sebze ve meyveye, çocukların eğitim masraflarından giyim ihtiyaçlarına kadar her kalemde yaşanan fiyat artışlarının, milyonlarca insanın alım gücünü her geçen gün biraz daha azaltmaktadır. Bir zamanlar temel ihtiyaç olarak görülen birçok harcama bugün ‘lüks’ oldu. Yılın ilk beş ayında yaşanan fiyat artışları, emekli maaşlarını, asgari ücreti ve memur gelirlerini önemli ölçüde eritti. Yılbaşında yapılan zamlar, daha üzerinden bir ay geçmeden etkisini kaybetti. Maaşlar aynı hızla artmazken, hayat pahalılığı hız kesmeden devam etti.
Emekli de çalışan da ay sonunu getirme hesabı yapıyor. Maaşlar daha cebe girmeden erimeye başlıyor. İnsanlar artık ne kadar kazandıklarını değil, kazandıklarıyla ne kadar yaşayabildiklerini hesaplıyor.
Büyükşehirlerde kamu emekçileri,sadece barınma ihtiyacını karşılamak için neredeyse maaşının %75-80’ini kiraya ödemek zorunda,
Sağlıklı beslenmenin maliyeti günlük 1.620 lirayı geçerken her yıl olduğu gibi 2026 yılında da asgari ücret açlık sınırının altında kaldı.
Büyükşehirlerde kamu emekçileri, barınma ihtiyacını karşılamak için neredeyse maaşının %75-80’ini kiraya ödemek zorunda, yada öğrenci evi, eskilerde olduğu gibi “Aile Evi” örneği, 3 ya da 5 kişi bir arada yaşamak zorunda kalıyor.
Bugün yaşanan en büyük sorun, rakamların ne olduğundan çok, vatandaşın günlük hayatında, pazarda hissettiği hayat pahalılığıdır. Enflasyon düştüğünde sadece istatistikler değil, vatandaşın sofrası, cebi ve yaşam kalitesi de rahatlayacaktır. Bunun yolu ise fiyat artışlarının sonuçlarıyla değil, enflasyonu yükselten sebepleri ortadan kaldırmaktan geçiyor.
EKONOMİMİZİN ÖZETİ
*) Lüks, İsrafa varan Kamu masrafları, ballı kaymaklı en az 4/5 yerden maaşlı Liyakatsız kadrolaşma , dudak uçuklattıracak “huzur hakkı adı altında sunulan ‘helal kazanç’, Çakarlı makam araçları yetmediği yerde? iftara bile Devletin Helikopteri ile gitmek normal ‘(Ses çıkarma ! İtibardan tasarruf olmaz)
*) Zengin vergi vermiyor çalışana çifte vergi kıskacı (Holdinglere Sakın dokunma ! alacaklarını da ertele)
*) Doları tutuyoruz (Üreterek, Paramız değerleneceğine, tam tersine Hazineden öde, Faizi aksatma!)
*) Enflasyon (Piyasada her mal var, alamayan yok de! Havalar Sıcak oldu,mu? Kuraklık, soğuk olursa da, havalar ısınınca düşecek de geç nasıl olsa TÜİK var)
*) Maaşlar(emekli, Asgari ücretliler açlık sınırının altında. Törpüle, “ezdirmedik” DERİZ! Olur biter)
*) Büyüme hızımız (TÜİK’in sayesinde Japonya’yı bile geçtik, kimse tutamaz bizi)
*) işsizlik sayısı , TÜİK’e göre düşüyor, uzmanlara göre, gizlenen sayı12,8 milyon. (İşsiz sayımızla, Yunanistan bizden korksun! İşsizlerimiz, Yunanistan’ın nüfusundan fazla
ARTIK, YÜZDE YETMİŞİMİZ YOKSULLUKTA EŞİTİZ!
Neden yoksuluz? Örgütsüzlüğümüzden.
Bizleri soyup soğana çevirenler, bir avuç olmalarına karşın, koskoca dünya olmaları, domuzuna kadar teşkilatlı, herkesin gözü önünde olan talanları, yalanlarını din kisvesi altında sunarak, kandırmalarıyla oluyor.
Enflasyon yani hayat pahalılığını, işsizliği yaratan parababaları düzenidir. En kötüsü işsizliğin, Mutfaklarımızdaki enflasyon yangınının sorumluları parababalarının kâr hırsı güttüğü, insani hiçbir değer taşımayan sermaye düzenidir. Yaşadığımız tüm bu sorunlardan ancak ve ancak bu sermaye düzeninin son bulmasıyla kurtulabiliriz.
İşte bu İşsizlik ve Pahalılık Cehenneminden kurtulmanın ve insanca yaşamanın tek yolu bu sömürü ve soygun düzenine karşı örgütlü mücadele etmektir. Bu düzen son bulmadıkça doğada yaşayan tüm canlılar her geçen gün artarak zarar görecektir. Bu sorunlar yok edilmedikçe mutlu olamayız.
ÖRGÜTSÜZ HALK KÖLE HALKTIR ! ÖRGÜTLÜ HALK YENİLMEZ! Bizim şiarımızdır.
Köle olarak kalmak istemiyorsak örgütlenmemiz gerekiyor. Yaşamın her alanında örgütlü mücadele yürütmeliyiz.
ZAM ZAM UCUZLUK NE ZAMAN!
TAKSİTLE YAŞAYIP BORÇLA ÖLMEK İSTEMİYORUZ!
ASGARİ ÜCRET: ÇALIŞANLARIN “ORTAK ÜCRETİ” DEĞİLDİR!
EMEKLİ YÜK DEĞİLDİR!
ASGARİ ÜCRETLİ, EMEKLİ SEFALET ÜCRETİ DEĞİL İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR!
İŞSİZLİK VE PAHALILIKLA SAVAŞ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ

You may also like

Leave a Comment

Tarihçe

ipsd
Gerekçemiz aynı gerekçedir. 1968 yılında kurulan İPSD’nin bugün de gerçekliğini korumaktadır.

Basın Açıklamaları

Son Haberler

@2024 – Tüm hakları saklıdır.