Home BASIN AÇIKLAMALARI Ne Varsa Yerel Basında Var!

Ne Varsa Yerel Basında Var!

by @ipsd
0 comment
19 Mayıs 2025 ‘Yeni Bakış’ gazetesinde “Ne eğitim alan ne iş arayan ‘ev genci’ sayısı İzmir nüfusunu geçti: Dinamik genç nüfus ‘dinamit’ nüfusa döndü” başlıklı çıkan haberde, Derneğimizin görüşüne de yer verdiler:
BÖBREĞİNİ SATAN VAR
Türkiye’de yürütülen sosyal ve ekonomik politikaların hatalı olduğunu vurgulayan İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği İzmir Şube Başkanı Nesibe Gençer, günümüz itibariyle Türkiye’de her 3 gençten birinin işsiz olduğunun altını çizdi. Ülkenin en büyük sorununun işsizlik ve pahalılık olduğunu kaydeden Gençer, “ ‘İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır’ hadisini çok iyi biliyorlar ama işsizliğe neden bir çözüm bulunmuyor, anlamıyorum. İnsanlar açlıkla, yoklukla, yoksullukla kıvranıyor. Böbreğini satışa çıkaranlar, bunalıma girip intihar edenler var. Bu mesele kader gibi algılanıyor artık. Sanki müzminleşmiş bir kanser gibi. ‘Ne yapalım, alın yazımızda varmış’ denilip geçiliyor. TÜİK’in açıkladığı rakamlarla gençlerin yüz-de 22,9’u ne okulda, ne işte, ne de iş arıyor. İş arayanları da katarsak, neredeyse her üç gençten biri işsiz. İş bulanlar da sefalet ücreti dediğimiz asgari ücretle hayatta kalmaya çalışıyor. Oysa bu kadar genç nüfusla, bu kadar bereketli topraklarda neler yapılmaz ki!” ifadelerini kullandı.
İŞSİZLİK PATRONLARIN KOZU
Meslek liselerinde üretime dair bir eğitim ve teşvik olmadığına dikkat çeken Gençer, Türk gencinin işsizlikle uğraşmasını, patronların ellerinde tuttuğu yargıya güvenerek, mültecileri ucuz iş gücü olarak kullanmasına bağladı. Gençer, “Meslek liselerinde sanayi, ziraat, hayvancılık gibi alanlara yönelik bir teşvik yok. Kaçak, sigortasız, sendikasız çalıştırılan göçmen işçi sorunu var. Afrikalı, Suriyeli, Afgan fark etmiyor. İşverenler bu insanları ucuz işgücü olarak kullanıyor, bu da bizim kendi işsizimizi artırıyor. Bugün ülkemizin en büyük sorunu işsizlik ve pahalılık. Çözümse üretim seferberliğinden geçiyor. Ağır sanayi temelli, GDO’suz ziraat ve hayvancılıkla birlikte üretimle eğitimi birleştiren bir model uygulanmalı. Tıpkı geçmişteki Köy Enstitüleri gibi. Ancak işsizlik patronların elindeki en büyük koz. Çalışanların haklarını aramasını engellemek için kullanılıyor. Sendikalı olan işçiler bile işten çıkarılabiliyor. Çünkü halk örgütsüz. Örgütsüz halk köle halktır. Örgütlü halk yenilmez. Yaşamın her alanında örgütlü mücadele yürütmeliyiz” diye konuştu.
19 MAYIS GENÇLİK BAYRAMINDA TÜRKİYE GERÇEĞİ NE EĞİTİMDE, NE İSTİHDAMDA OLAN GENÇ ORANINDA AVRUPA ŞAMPİYONU!
Sorun çok büyük. Her 3 gençten biri müzmin işsiz, iş bulabilen de, sefalet ücreti yani asgari ücretle yaşam mücadelesi veriyor. Bu kadar genç nüfusla bereketli topraklarımızda neler yapılmaz ki!
Özellikle Gecekondu semtlerinde Fabrika gibi toplu İş yerlerinde çalışan sayısı azalmakta, en kötüsü de uyuşturucu batağına saplanmakta, iş uğraşı olarak “Çeteleşmeyi” meslek olarak yapmaktalar.
Ne yazık ki iktidarın eğitim politikasında, Meslek liselerinde “Sanayi, Ziraat, Hayvancılık” gibi üretimde olacak, Teknik insan yetiştirmek, özendirme gibi çalışması yok. Varsa yoksa “İmam hatip lisesi”
🔴 Eurostat verilerine göre Türkiye, AB ülkeleri içinde en yüksek NEET. (Öğretimde, İstihdamda veya Eğitimde Değil” anlamına gelen,bir kısaltmadır) oranına (yüzde 26.4) sahip ülkedir.
📌 Türkiye’den sonra Avrupa ülkelerinde en yüksek NEET oranına sahip üç ülke Romanya (yüzde 14,5), İtalya (yüzde 15,2) ve Sırbistan’dır (yüzde 14,9).
📌 Avrupa ülkeleri arasında NEET oranı en düşük olan dört ülke ise yüzde 4,9 ile Hollanda, yüzde 5 ile İzlanda, yüzde 6,3 ile İsveç ve yüzde 6,8 ile Norveç’tir.
📌 AB üyesi ülkeler ortalamasında ise NEET oranı yüzde 11’dir. Böylece Türkiye’nin NEET oranı AB üyesi ülke ortalamasının 2,4 katıdır.
Ayrıntılar Disk raporunda: (https://arastirma.disk.org.tr/?p=12828)
Diğer bir sorunda “Mülteci/göçmen” adıyla geçiştirilen kaçak, sigortasız, sendikasız çalıştırılan Afrikalı, Afgan, Suriyeli vb.. Sorunu da var. İşverenlerin ucuz işgücü ile, kâr hırsı yüzünden oluşan işsizlerimizde cabası.
Bugün memleketimizde en büyük sorun, pahalılıktan ve işsizlikten kurtarmak, en ivedi, en kaçınılmaz hayati bir üretim seferberliği söz konusudur.
Ağır sanayi temelinde, en son teknikle GDO’suz Ziraat, Hayvancılık üretiminde çalışarak, geçmişte uygulanan “Köy Enstitüleri” modelinde eğitim ve üretimle, böylesine genç nüfusumuzu işsizlikten, aylaklıktan, kötü alışkanlıklardan kurtulması ancak, işsizliğe son vermekle, üretimle olacaktır.
İşsizlik Parababalarının çalışanlara, haklarını isteyen her işçiye karşı kullandığı biricik silahtır da ondan. Hakkını aramak için Sendikalı olan işçileri, kanun önünde yasak dahi olsa sendikal faaliyetlerinden dolayı patronlar işçi çıkartabiliyor. Sosyal güvenceli, daha fazla yaşam standardını çok görüyor. Sendikasız işçi nasıl olsa çantada keklik! Yasama, yürütme nasıl olsa patronların elinde, az bir şey kafası çalışan, bu böyle gitmez deyip kazan kaldırana randımansızlık iftirası ile çoğu zamanda tazminatsız işsizler ordusuna katabiliyor.
İşsizlik patronların elinde güçlü, kuvvetli bir saldırı mekanizması olunca tüm kötülüklerin başını hiç yok etmek ister mi?
Yokluk, yoksulluk, işsizlik, pahalılık, kıtlık, her türlü doymak bilmeyen Finans-Kapital, Tefeci-Bezirgân sermayenin soygunu halkımızın, Örgütsüz olmasıyla, yalanlarıyla kandırmasıyla oluyor.
Buna karşılık ne yapılabilir?
İşsizlik ve Pahalılıktan kurtulmanın tek yolu, Parababalarının Sömürü ve Soygun düzenine karşı örgütlü mücadele etmekten geçiyor.
ÖRGÜTSÜZ HALK KÖLE HALKTIR! ÖRGÜTLÜ HALK YENİLMEZ! Bizim şiarımızdır.
Köle olarak kalmak istemiyorsak örgütlenmemiz gerekiyor. Yaşamın her alanında örgütlü mücadele yürütmeliyiz.
İŞSİZLİĞE PAHALILIĞA ZAMMA ZULME SON!
İŞSİZLİK VE PAHALILIKLA SAVAŞ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ

You may also like

Leave a Comment

Tarihçe

ipsd
Gerekçemiz aynı gerekçedir. 1968 yılında kurulan İPSD’nin bugün de gerçekliğini korumaktadır.

Basın Açıklamaları

Son Haberler

@2024 – Tüm hakları saklıdır.